Parking place türkçesi Parking place nedir
- Durguluk.
- Otopark.
- Taşıt park yeri.
- Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.
- Park etme yeri.
- Park yeri.
Parking place ile ilgili cümleler
English: Ali couldn't find a parking place.
Turkish: Ali bir park yeri bulamadı.
English: We parked our car on a free parking place.
Turkish: Arabamızı ücretsiz bir park yerinde park ettik.
Parking place ingilizcede ne demek, Parking place nerede nasıl kullanılır?
Parking : Otopark. Parketme. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yapma. Park. Rahatına düşkün. Durgulama. Park etme. Park yeri.
Place : Mevki. Yerleştirmek. Mahal. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Sıra. Yer. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. İş. Statü. Hane.
Parking apron : Park apronu.
Parking area : Park sahası. Otopark. Park alanı. Park yeri.
Parking bay : Park için ayrılmış özel alan.
Parking brake : El freni. El kumandalı. Park freni. Ayak kumandalı. El eğleci.
İngilizce Parking place Türkçe anlamı, Parking place eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parking place ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Park : Yeşil alan. Bahçe. Koymak. Koruma altına alınmış arazi. Park. Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan. Gezilik. Park etmek. Bırakmak.
Parking lot : Araç park yeri. Açık otopark. Taşıtların, devinim durumunda olmadıkları zaman geçici olarak durmalarına ayrılan ve bu amaçla yapılmış yapı, kendilerine gösterilmiş kent kesimi ya da genişçe bir yerbölüm. Taşıt durguluğu.
Car parking : Park. Araba parkı. Araba park yeri.
Parking area : Park sahası. Park alanı.
Hardstanding : Uçak park etmek için katı veya döşeli yüzey. Sert saha. (british usage) sert park yeri.
Parkings : Park yapma. Rahatına düşkün. Park etme. Park. Parketme.
The park : Park etmek. Koruma altına alınmış arazi. Parketmek. Bahçe. Bırakmak. Park. Koymak. Yeşil alan. Park yapmak.
Parking : Park. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Parketme. Durgulama. Park etme. Park yapma. Rahatına düşkün.
Lay by : Bir kenara koymak. Yığmak. Biriktirmek. Cep. Araba park etmek için tasarlanmış olan şehir yolu bölümü. Dinlenme cebi. Dinlenme parkı.
Parking place synonyms : parking space, car park.

Bu kısımda Parking place kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parking place ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parking place anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parking place ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.