Otopark nedir, Otopark ne demek

  • Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer, park yeri, park

"Otopark" ile ilgili cümle

  • "Otopark görevlileri, arabayı kendi kafalarına göre bir yere çekerlerdi." - A. Ümit

Otopark hakkında bilgiler

Otopark, motorlu taşıtların toplu halde park ettikleri açık ya da kapalı alandır. Otoparklar araçların disiplin içinde park etmesi ve trafiği sıkıştırmaması için yapılmıştır. Park edilen taşıtların trafiğe olumsuz etkilerini en aza indirmek, yol içi parklanmayı önleyerek, trafik sıkışıklığını önlemek, özel otomobil sahiplerini toplu taşıma araçlarına kaydırmak amaçlardandır.

Otoparklar açık alan, kapalı alan, çok katlı ve mekanik otoparklar olarak ayrılırlar.

Şehir merkezlerinde, küçük alanlarda, yeraltında ve yerüstünde, modern ve güvenli katlı otoparklar yapılmasına olanak sağlamakta olan asansörlü otoparklardır. Mekanik (asansörlü) otoparkın en büyük avantajı, araç yüksekliklerinde katlar inşa edilerek, 50 m²'den başlayan alanlarda dahi, normal katlı otoparkların iki katından fazla kapasiteye hitap etmesidir. Yatırımcı ve işletmeci için önemli avantajlardan biri aydınlatma ve havalandırma gibi gereksinimlere otomatik otoparklarda ihtiyaç duyulmamasıdır.

 

Dış etkenlerden uzak ve kapalı alanlardır. Bunlar belediyenin özel olarak belirlediği yerlerde ya da alışveriş merkezlerinde bulunurlar. Çoğunlukla çok katlıdırlar.

Otopark ile ilgili Cümleler

  • Ali arabasını otoparka bıraktı.
  • O, otoparkta tek başına duruyordu.
  • Otoparka yüzlerce araba park edildi.
  • Otopark görevlisi senin mazeretini doğruladı.
  • Arabamı getiremiyorum. Otopark yok.
  • Otoparktaki bir araba yanıyor.
  • Otoparkta düzinelerce araba park etmişti.
  • Ben gittiğimde Tom'u otoparkta gördüm.
  • O bir kapalı otoparkta rehin alındı.
  • Otoparkta bazı arabalar gördüm.
  • Otopark görevlisi Tom'a boş bir yer gösterdi.
  • Ali otoparka girdi.
  • Otopark ücretsizdir.
  • Tom'a beni otoparkta karşılamasını söyle.

Otopark anlamı, kısaca tanımı:

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Trafik : Yoğunluk. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.

Kapalı : Kapanmış olan, açılmamış, açık karşıtı. İçe dönük yaradılışta olan. Dış çevreyle ilişki içerisinde olmayan. Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem. Gizli, saklı. Bulutlu, karanlık (hava). Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri). Açık olmayan (giyecek). Başı örtülü (kadın). Geçilmez durumda olan.

Park : Bir yerleşme merkezinde halkın gezip hava alması için düzenlenmiş ağaçlı ve çiçekli büyük bahçe. Trafik zorunlulukları dışında durma biçimi. Cephane, makine veya otomobillerin bulunduğu yer. Otopark.

 

Çok katlı otopark : Motorlu araçların park etmesi için yapılmış çok katlı yapı.

Otoparkçı : Otopark işleten kimse.

Otoparkçılık : Otopark işletmeciliği.

Bakım : Bakma işi. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek.

Uygun : Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Orantılı, oranlı. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Motorlu : Motorla çalışan.

Toplu : Bir arada, bütün, kombine. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Vücutça dolgun. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Topu olan.

Araç : Taşıt. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Disiplin : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı.

Sıkıştırma : Sıkıştırmak işi.

Diğer dillerde Otopark anlamı nedir?

İngilizce'de Otopark ne demek? : n. guarded parking, parking lot, car park, parking, park

Fransızca'da Otopark : parking [le]

Almanca'da Otopark : Parkplatz