Parkings türkçesi Parkings nedir

  • Otopark.
  • Rahatına düşkün.
  • Park yapma.
  • Parketme.
  • Park.
  • Park etme.

Parkings ingilizcede ne demek, Parkings nerede nasıl kullanılır?

Parking apron : Park apronu.

Parking area : Park yeri. Otopark. Park alanı. Park sahası.

Parking bay : Park için ayrılmış özel alan.

Parking brake : El kumandalı. Park freni. El eğleci. Ayak kumandalı. El freni.

Parking disk : Parkmetre kadranı.

Parking lot : Taşıtların, devinim durumunda olmadıkları zaman geçici olarak durmalarına ayrılan ve bu amaçla yapılmış yapı, kendilerine gösterilmiş kent kesimi ya da genişçe bir yerbölüm. Taşıt park yeri. Park etme yeri. Otopark. Park yeri. Durguluk. Araç park yeri. Açık otopark. Taşıt durguluğu. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan.

Parking place : Durguluk. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan. Taşıt park yeri. Park yeri. Park etme yeri. Otopark.

Parking meter : Otopark sayacı. Otopark saati. Parkmetre. Park saati.

Parking light : Durgu ışıtacı. Geceleyin duran bir aracın bulunduğu yeri belirtmek ve başka araçları uyarmak için kullanılan, araçların ön ve arkasındaki küçük ışıtaçlar. Park ampulü. Park ışığı. Park lambası.

Parking space : Park etme yeri. Park yeri.

İngilizce Parkings Türkçe anlamı, Parkings eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Parkings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Packing material : Evreler arasındaki değme yüzeyini artırmak amacıyla damıtma ve soğurma kulelerinin içine doldurulan cam, porselen gibi eylemsiz gereç. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Dolgu malzemesi. Salmastra malzemesi. Sızdırmazlık malzemesi. Dolgu gereci. Paket muhteviyatı.

The park : Parketmek. Park yapmak. Koruma altına alınmış arazi. Bahçe. Bırakmak. Koymak. Park etmek. Yeşil alan.

Hedonist : Zevk düşkünü kimse. Zevk peşinde koşan. Hazcı. Keyfine düşkün.

Marker : İşaretleyen şey. Belirteç. İmleyici. Markacı. Puan yazıcı. Nişan. İmleç. İşaret. Fosforlu kalem. Damga.

Backs : Çimenlik.

Unaccommodating : Kendi rahatını feda edemeyen. Kendi rahatını feda etmeyen. Eğilmez. Keyfine düşkün.

Parking lot : Açık otopark. Park etme yeri. Park yeri. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan. Durguluk. Taşıtların, devinim durumunda olmadıkları zaman geçici olarak durmalarına ayrılan ve bu amaçla yapılmış yapı, kendilerine gösterilmiş kent kesimi ya da genişçe bir yerbölüm. Araç park yeri. Taşıt park yeri. Taşıt durguluğu.

Symbol : Tecim eşyası ve malını yapan kişi ya da işletmenin adını derleyen sözcüklerin ilk harfleri bir araya getirilerek yapılan adlama. (makine ve kimya endüstrisi (mke), ali, hamit ve kemal'in kurdukları tecim ortaklığına (ahk) demeleri gibi). Kısaltma. Bireylerin, düşün, duyu, istek, buyruk ve eylemleriyle, çevrelerinde gördüklerini anlatmak için kullandıkları kimi çizgi, biçim, resim, ses, doğal ve yapay nesne, insan, hayvan, bitki ya da bunlara ilişkin ürün ve organlardan oluşan geleneksel düzen. Belirti. Simge. İm. Alamet. Yazarken zamandan kazanmak amacıyla bir ya da birkaç sözcüğü özümlemek üzere kullanılan kısa işaret. (bunlar çoğunlukla asıl sözcüğün ilk harfleri ile yapılır.). Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir öğe, nesne, nitelik vb. gösteren harf, biçim, im.

 

Fleeted : Yürük. Seyretmek. Filo. Donanma. Fani. Çabuk. Alay. Süratli. Çevik.

Watermark : Filigran. Su yükseklik çizgisi. Karada suyun yükseldiği düzeyi gösteren çizgi. Suyun yükselme sınırınıgösteren bir işaret. Filigran basmak. Su damgası. Bir kağıdın dokusunda bulunan ve ancak ışığa tutulduğunda görülebilen çizgi, resim, yazı ya da im. Filigran yapmak. Suyolu. Su seviyesi çizgisi.

Parkings synonyms : composition board, pip, postmark, wood shavings, common, parklands, trademark, parking, hallmark, parking place, hedonists, label, park, commonest, earmark, peg, fleet, milestone, fleetest, brand, parking area, fleeter, assay mark, broad arrow, spot, cairn, wadding, stuff, mark, excelsior, car parking, parkland, car park.

Parkings zıt anlamlı kelimeler, Parkings kelime anlamı

Outgo : Aşmak. Masraf. Üstün gelmek. Gider. Yenmek. Harcama. Sarfiyat. Geçmek.