Parking area türkçesi Parking area nedir

Parking area ile ilgili cümleler

English: It's a no parking area here.
Turkish: Burada parkedilmez.

Parking area ingilizcede ne demek, Parking area nerede nasıl kullanılır?

Parking : Durgulama. Parketme. Park etme. Park. Otopark. Park yapma. Rahatına düşkün. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park yeri.

Area : Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Bölge. Civar. Bir cismin, uzunluk birimi üstikisi ila ölçülen yüzeyi. Boşluk. Alan. Bir araştırma evrenini sınırlayan uzamsal ya da yersel kesim. Yüzölçümü. Ülke yüzölçümü. İata'nın üç coğrafi bölgesinden biri.

Parking apron : Park apronu.

Parking bay : Park için ayrılmış özel alan.

Parking brake : El kumandalı. El eğleci. El freni. Ayak kumandalı. Park freni.

Parking disk : Parkmetre kadranı.

İngilizce Parking area Türkçe anlamı, Parking area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parking area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parking place : Taşıt park yeri. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan. Durguluk. Park etme yeri.

Parking : Park. Park yapma. Rahatına düşkün. Durgulama. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park etme. Parketme.

 

Parking lot : Taşıt park yeri. Gidiş gelişin aksamaması için bırakılacak araçlara ayrılmış özel alan. Araç park yeri. Park etme yeri. Taşıtların, devinim durumunda olmadıkları zaman geçici olarak durmalarına ayrılan ve bu amaçla yapılmış yapı, kendilerine gösterilmiş kent kesimi ya da genişçe bir yerbölüm. Taşıt durguluğu. Durguluk. Açık otopark.

Lay by : Araba park etmek için tasarlanmış olan şehir yolu bölümü. Cep. Biriktirmek. Yığmak. Dinlenme cebi. Dinlenme parkı. Bir kenara koymak.

Roadhouse : Karayolu dinlenme tesisi. Yol kenarında han vb bir işletme. Büyük bir otoban kenarında bulunan küçük taverna veya gece kulübü. Motel. Konak. Yol kenarı dinlenme tesisi.

Parking space : Park etme yeri.

Parkings : Park. Park yapma. Park etme. Rahatına düşkün. Parketme.

Roadhouses : Büyük bir otoban kenarında bulunan küçük taverna veya gece kulübü. Yol kenarı dinlenme tesisi. Karayolu dinlenme tesisi. Yol kenarında han vb bir işletme.

Car parking : Park. Araba park yeri. Araba parkı.

Park : Bırakmak. Dinlenme, eğlenme ya da doğadan daha çok yararlanma amacıyla, ya olduğu gibi doğal durumunda bırakılmış ya da görsel nitelikleri değiştirilerek değerlendirilmiş, oturma, seyretme ve yürüme gibi, edilgin eğlenme ve dinlenmeye olanak sağlayan açık ve yeşil alan. Bahçe. Parketmek. Gezilik. Yeşil alan. Koymak. Koruma altına alınmış arazi. Park etmek.

Parking area synonyms : hardstanding, the park, car park.