Parking ticket türkçesi Parking ticket nedir

  • Park cezası makbuzu.
  • Park cezası.
  • Park bileti.

Parking ticket ile ilgili cümleler

English: I got a parking ticket.
Turkish: Bir park bileti aldım.

English: Tom has a whole pile of unpaid parking tickets.
Turkish: Tom'un tam bir deste ödenmemiş park biletleri var.

English: Ali got a parking ticket yesterday afternoon.
Turkish: Ali dün öğleden sonra bir park cezası aldı.

Parking ticket ingilizcede ne demek, Parking ticket nerede nasıl kullanılır?

Parking : Park yeri. Parketme. Park. Otopark. Gidiş gelişi aksatmayacak biçimde, bir aracın yol dışına bırakılması. Park etme. Durgulama. Rahatına düşkün. Park yapma.

Ticket : Bir partinin aday listesi (seçimde). Fiş. Trafik cezası. Etiketlemek. Parti aday listesi. Ehliyet (kaptan). Bilet. Etiket. Parti programı.

Parking apron : Park apronu.

Parking area : Park alanı. Otopark. Park sahası. Park yeri.

Parking bay : Park için ayrılmış özel alan.

Parking brake : Ayak kumandalı. Park freni. El eğleci. El kumandalı. El freni.

İngilizce Parking ticket Türkçe anlamı, Parking ticket eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Parking ticket ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parking ticket synonyms : parking fine.