Neutrophil türkçesi Neutrophil nedir

  • Kanda akyuvarların % 60-70 kadarını oluşturan, sitoplazmasında pembeye boyanabilen küçük granüller içeren, fagositozda ve yangıda görevli, olgunluk derecesine göre bir veya birkaç parçalı çekirdeği bulunan akyuvar, polimorfnükleer lökosit.
  • Nötr boyalarla boyanan.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Nötrofil lökosit.
  • Stoplazmasında nötral boyalarla boyanma özelliğine sahip tanecikler bulunan parçalı çekirdekli lökositler.
  • Kanda akyuvarların çoğunluğunu oluşturan, sitoplazmasında menekşe renkte granüller içeren, çekirdekleri 2-5 parçalı olan ve etkin hareket yeteneği olan, bakteri enfeksiyonlarında fagositoz yeteneğiyle vücudun savunma sisteminin önemli bir parçasını oluşturan hücreler. akut enfeksiyonların ilk döneminde, ateşli hastalıklarda, kanamalarda ve kötücül tümörlerde sayıları artar.
  • Nötrofil.
  • Sadece nötr boyalarla renklendirilebilen akyuvar (biyoloji terimi).

Neutrophil ingilizcede ne demek, Neutrophil nerede nasıl kullanılır?

Neutrophil leucocyte : Nötrofil lökosit. Fagositoz yapan, loplu çekirdekli, granüllü beyaz kan hücresi.

Neutrophil leucocytosis : Nötrofili. Nötrofil lökositozis.

Neutrophile : Tiyazin boyalarıyla kolayca renklendirilebilen akyuvar (biyoloji terimi). Nötrofil. Nötrofil granülosit olarak da adlarılan lökosit (akyuvar) hücresi.

 

Neutrophilia : Nötrofili. Kanda, granüllü akyuvar olan nötrofillerin yüzde oranının artışı, nötrofil lökositozis. Kanda nötrofil hücrelerinin artması. Kanda nötrofil lökositlerin çoğalması hali.

Neutrophilic : (biyoloji) nötrofilik. Nötrofilik. Sadece nötr boyalarla boyanabilen (akyuvarlar hakkında). Nötr boyalarla boyanabilen hücreler.

Neutron absorption : Nötron soğurumu. Nötron absorpsiyonu. Gelen nötronların, bir ya da daha fazla nötron yayınlamasına karşın, serbest parçacık olarak kayboldukları etkileşim. Nötron soğurması.

Neutron activation analysis : Nötron aktivasyon analizi. Ilıncık etkileşim çözümlemesi. Nötron etkinleşim çözümlemesi.

Granulocytus neutrophilicus : Nötrofil granulosit. Asit ve baz boyalarla boyanmayan, granülleri kanatlı, tavşan ve kobayda ise boyanarak psödoeozinofil granulosit adını alan beyaz kan hücresi, heterofil granulosit. vücutta yangı bölgelerine giderek mikroorganizmaları fagosite ederler.

Neutron : Önelciklerle birlikte çekinleri oluşturan, kıvıl yüksüz, dönüsü 1 /2 olan ana tanecik. Nötron. Ilıncık. Durgun kütlesi 1,67495 x 10(üzeri -27) kg.'a eşit olan ve elektrik yükü taşımayan 1000 s ortalama ömürlü elemanter parçacık. Atomun elektriksel bakımdan nötr bir parçası. Hidrojenden ağır, her atomda bulunan, kütlesi protondan hafifçe daha ağır, yüksüz, çekirdek parçacığı. Yükü sıfır, kütlesi 1,6749.10-24 g olan ve atomların çekirdeğini oluşturan kalımlı temel parçacık. Biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atom çekirdeğinin yapısında bulunan yüksüz partiküller.

 

Neutrophylic : Nötrofilik. Optimum olarak nötr veya nötre yakın ph 'da gelişebilen.

İngilizce Neutrophil Türkçe anlamı, Neutrophil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Neutrophil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Neutrophils : Nötrofil lökositler. Nötrofiller.

Neutrophil leucocyte : Fagositoz yapan, loplu çekirdekli, granüllü beyaz kan hücresi.

White cell : Beyaz hücre. Akyuvar. Beyaz kan hücresi. Lökosit.

Leukocyte : Lökosit. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Akyuvar. Beyaz kan hücresi.

White corpuscle : Lökosit. Beyaz kan hücresi. Akyuvar.

Neutrophile : Tiyazin boyalarıyla kolayca renklendirilebilen akyuvar (biyoloji terimi). Nötrofil granülosit olarak da adlarılan lökosit (akyuvar) hücresi.

Wbc : Amacı mikroplarla savaşmak olan kandaki minik organizmalar. Wbc. Akyuvar. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Lökosit. Beyaz kan hücresi.

White blood cell : Beyaz kan küresi. Akyuvar. Wbc. Beyaz kan hücreleri. Akyuvarlar. Beyaz kan hücresi. Stoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davaranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü ve granülsüz lökosit olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde oluşan, bazıları hücresel bağışıklıktan sorumlu olan renksiz kan hücreleri, lökosit, beyaz kan hücresi, wbc. Sitoplazmasında bulunan taneciklerin kimyasal davranışlarına ve çekirdeklerinin biçimine göre granüllü lökositler (bazofil lökosit, eozinofil lökosit, nötrofil lökosit) ve granülsüz lökosit (lenfosit ve monosit) olmak üzere iki esas tipe ayrılan, kemik iliğinde teşekkül eden, bazıları hücresel bağışıklıktan, bazıları da humoral bağışıklıktan sorumlu olan beyaz kan hücreleri. lökosit. Organizmayı savunmakla görevli olan, damar içinde etkin olarak yer değiştirme ve damar dışına çıkma yeteneğine sahip olan, nötrofil, eozinofil, bazofilleri içeren granülositlerle lenfosit, monosit içeren agranülositler olmak üzere iki gruba ayrılan kan hücreleri, beyaz kan küresi, lökosit, wbc. insan ve bazı hayvan türlerinde total akyuvar sayıları (x103 /mm3 olarak); insan : 7.0 (5.0-10.0), at: 9.0 (5.5-12.5) sığır: 8.0 (4.0-1 0) koyun: 4.0 (2.5-7.5) keçi: 9.0 (4.0-13.0) köpek. 11.5 (6.0-17.0), kedi: 12.5 (5.5-19.5).

Microphage : Küçük fagositik kan hücresi; polimorf çekirdekli lökosit. Mini yutargöze. Mikrofaj.

White blood corpuscle : Akyuvar. Lökosit. Beyaz kan hücresi.

Neutrophil synonyms : leucocyte, heterophile, polymorphnuclear.