Not yet türkçesi Not yet nedir

  • Henüz değil.
  • Bu noktada değil.
  • Hemen şimdi değil.
  • Daha değil.

Not yet ile ilgili cümleler

English: Ali has not yet made up his mind.
Turkish: Ali henüz kararını vermedi.

English: As far as I know, she's not yet married.
Turkish: Bildiğim kadarıyla, henüz evli değil.

English: At that time, Mexico was not yet independent of Spain.
Turkish: O zamanlar Meksika henüz bağımsız değildi, İspanya'nındı.

English: Ali has not yet returned.
Turkish: Ali henüz dönmedi.

English: He has not yet recovered consciousness.
Turkish: O henüz kendine gelmedi.

Not yet ingilizcede ne demek, Not yet nerede nasıl kullanılır?

Not : Asla. Gayri. Değil. Emes. Yoksa. Olmayan. Yok.

Yet : Şu ana kadar. Gerçi. Amma. Yine de. Yine. Şu anda. Henüz. Hala. Şimdiye kadar. Daha.

Not a bit : Hiç de değil. Asla.

Not a few : Az değil. Birçok.

Not a little : Epey. Bir hayli. Ziyadesiyle.

Not a single one of them : Onlardan bir tek bile.

Not a living soul : Tek bir allahın kulu. Hiç kimse. Bir allah'ın kulu (yok vb).