Oasis türkçesi Oasis nedir

  • Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
  • Çöl yerleşimi.
  • Çöllerde çok kez yüze çıkan yeraltı sularının yarattığı ve önemi suyun niceliğine bağlı olarak değişen tarım ve yaşam bölgesi.
  • Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Çölde genellikle bir su birikintisinin etrafında bulunan verimli arazi.
  • Vaha.
  • Suyun bulunmasıyle, bir çölün ortasında bitek olmuş yer.

Oasis ile ilgili cümleler

English: We saw what looked like an oasis in the desert.
Turkish: Çölde bir vahanın ne gibi göründüğünü gördük.

English: Your gift was like discovery of an oasis in the midst of a desert.
Turkish: Hediyen bir çölün ortasındaki bir vahanın keşfi gibiydi.

Oasis ingilizcede ne demek, Oasis nerede nasıl kullanılır?

Oases : Çölde yeraltı suyu varlığı nedeniyle verimli olan yer. Her günkü veya zor bir şeyden soluklanma. Vaha. Vahalar. Sığınma yeri.

Oast : Şerbetçiotu kurutma fırını. Şerbetçiotu fırını.

Oasts : Şerbetçiotu fırını.

Acroasphyxia : Akroasfiksi.

African coast fever : Afrika sahil ateşi. Doğu sahil humması.

Be the toast of : Bütün ...'nin bayıldığı veya hayran olduğu veya kaldığı kişi olmak. -nun merkezi olmak. Dikkatlerin çekildiği yer olmak. -nun gözdesi olmak. -da popüler olmak.

Balboas : Panama gümüş parası.

 

Aluvial coast : Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü. Lığ yığıntılı kıyı.

Be toasted : Kızarmak.

Bicoastal : Birleşik devletler'in hem doğu hem de batı kıyısında çalışma ve yaşama. Birleşik devletler'in doğu ve batı sahilleriyle ilgili. Kıyıdan kıyıya. Sahilden sahile. Birleşik devletler'in doğu ve batı sahilleri arası boyunca uzanan.

İngilizce Oasis Türkçe anlamı, Oasis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oasis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parcel of land : Arsa. Parsel. Parsel arsa.

Tract : Risale. Alan. Cihaz. Jüye. Broşür (dini). Toprak. Saha. Sistem. Sistem (anatomi terimi). Dini risale.

Shelter : Korunak. Barınak. Saklanmak. Sığınma. Korumak. Yatırmak. Siper. Barınmak. Korunmak. Sığınmak.

Parcel : Hisselere ayırmak. Paket. Ptt kolisi. Sürü. Arazi parçası. Bohça. Parsellemek. Parsel. Toplu miktar.

Desert : Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Firar etmek. Issız. Taraf değiştirmek. Bırakmak. Yüzüstü bırakmak. Terketmek. Terk etmek. Çöl. Bırakıp gitmek.

Haven : Sığınak. Liman. Liman şehri. Melce. Barınak. Limana girmek. Limana sığınmak. Sığınmak.

Oases : Sığınma yeri. Her günkü veya zor bir şeyden soluklanma. Çölde yeraltı suyu varlığı nedeniyle verimli olan yer. Vahalar.

Oasis synonyms : piece of land, piece of ground.

Oasis ingilizce tanımı, definition of Oasis

Oasis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fertile or green spot in a waste or desert, esp. in a sandy desert.