Balboas türkçesi Balboas nedir

  • Panama gümüş parası.

Balboas ingilizcede ne demek, Balboas nerede nasıl kullanılır?

Balboa : Panama gümüş parası.

Balbriggan : İrlanda'da yerleşim yeri. Örülmüş pamuklu materyal.

Balaam : Bir incil karakteri. Kuzey rusya'da bir ada (coğrafya).

Balaclava : Kar maskesi. Yün başlık.

Balaclava helmet : Yün başlık.

Balaclavas : Yün başlık. Kar maskesi.

Balance : En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Göz önünde bulundurmak. Kütle ya da ağırlık ölçümü için hazırlanmış özel düzenek. Denge kurmak. Ruhsal denge. Kalıntı. Sayışım kalıntısı. Tikel ya da tam denge koşulu. Uyum. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç.

Balance a tire : Lastiğin balans ayarını yapmak.

Baladur plan : Baladur planı.

Balance an account : Hesabı kapatmak. Hesabı kesmek. Bir hesabı kapatmak.

İngilizce Balboas Türkçe anlamı, Balboas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Balboas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bellying : Yakınmak. Şişmek. Şikayet etme. Sızlanan. Şikayet etmek. Sızlanmak.

 

Protrusive : Dışa çıkık. Uzantılı. Pörtlek. Dışarı çıkan. Protrusif. Çıkıntılı. Fırlak.

Protuberant : Yumru gibi. Çıkık. Şiş. Dışarı çıkmış. Kabarık. Çıkıntılı. Dışarı fırlamış. Fırlak. Dışa çıkık. Tümsek.

Bulging : Kabarık. Kabartı. Belverme. Pörtlek. Taşan. Şişirme. Şiş. Şişkin. Pırtlak.

Bulgy : Şişkin. Kabarık. Pırtlak. Şişmiş. Pörtlek. Şiş. Çıkıntılı. Karınlı.

Bellied : Göbekli. Karınlı.

Balboas synonyms : vasco nunez de balboa, balboa.

Balboas zıt anlamlı kelimeler, Balboas kelime anlamı

Intrusive : Davetsiz. Mütecaviz. İzinsiz giren. Zorla içeri giren. Kullanışsız. Araya giren. Sırnaşık. Elverişsiz. Zorla giren. İzinsiz ve davetsiz giren.

Square : Uymak. Anıtların, tarih yapıtlarının, önemli yapıtasarcılık yapıtlarının çevresinde ya da yakınında, genellikle taşıt dolaşımına açık tutulmayan, herkesin oturup dinlenmesine elverişli duruma getirilmiş, dileyenlerin, gereğinde siyasal toplantılar da yapabilecekleri genişçe düzlük. Üstiki. Beraberliği sağlamak (spor terimi). Uydurmak. Ödemek. Para yedirmek. Dördül. Karelere bölmek. Halletmek.