Desert türkçesi Desert nedir

  • Ayrılmak.
  • Terk etmek.
  • Çöl.
  • Kaçmak.
  • Terketmek.
  • Bırakıp gitmek.
  • Bırakmak.
  • Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad.
  • Taraf değiştirmek.
  • Firar etmek.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Yüzüstü bırakmak.
  • Issız.

Desert ile ilgili cümleler

English: After he awoke, he realized that he was on a desert island.
Turkish: O uyandıktan sonra ıssız bir adada olduğunu fark etti.

English: If you were stranded on a desert island, what books would you want to have with you to read?
Turkish: Eğer ıssız bir adada karaya otursaydın, okumak için yanında hangi kitapların olmasını isterdin?

English: A vast desert lay before us.
Turkish: Geniş bir çöl önümüzde uzanıyor.

English: China's desert supports more people than are in Japan.
Turkish: Çin'in çölünde Japonya'nın tamamında bulunandan daha çok insan var.

English: Crossing that desert is dangerous.
Turkish: O çölü geçmek tehlikelidir.

Desert ingilizcede ne demek, Desert nerede nasıl kullanılır?

Desert a sinking ship : Batan gemiyi terketmek. Yüzüstü bırakmak. Batan gemiyi terk etmek. Zor durumdayken birini terk etmek.

 

Desert climate : Daha çok dönencelerarası kuşakla, ılıman kuşağın geniş ve deniz etkilerine kapalı bölgelerinde görülen ve başlıca iklimsel niteliği yıllık yağış tutarlarının aşırı azlığı ve kararsızlığı ile sıcaklık ayrımlarının yüksekliği olan iklim türü. Çöl iklimi.

Desert finch : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, ispinozgiller (fringillidae) familyasından 14.5 cm kadar uzunlukta, ergin erkeklerde baş, boyun ve sırt kısmı soluk kahverengi, gerdan, göğüs açık sütlü kahverengi, gövdenin yanları pas rengi lekeli olan, suriye, iran, afganistan, türkistan, türkiye ve moğolistan'da yaşayan bir tür. akşakrak. Boz alamecek.

Desert fox : Aralık 1998'de ırak'a karşı düzenlenen ingiliz-amerikan askeri operasyonu (konvensiyonel olmayan silah arsenalını imha etmeyi amaçlayan).

Desert iguana : Çöl iguanası.

Desert like : Çöl gibi. Çöl benzeri. Çölümsü. Çöle benzeyen. Bir çölde bulunan özellikler taşıyan.

Desert island : İzole ada. Issız ada. Terk edilmiş ada.

Desert shield : Çöl kalkanı.

Desert storm : 1991'de ırak'ta gerçekleşen körfez savaşı için kullanılan amerikan terimi. Çöl fırtınası.

Desert soil : Çöl toprağı.

İngilizce Desert Türkçe anlamı, Desert eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desert ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Let down : Hayal kırıklığına uğratmak. Rezil etmek. Yüzünü kara çıkarmak. Atlatmak. Düş kırıklığına uğratmak. Düşürmek. Kandırmak. Boyunu uzatmak. Sütün alveollerden meme başı boşluğuna indirilmesi.

 

Fleeing : Sıvışmak. Tüymek. Akıp gitmek. Fıymak. Aceleyle çıkmak. Kaçınmak.

Apostatize : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dinden dönmek. İnançlarından vazgeçmek. Dininden dönmek. Dönmek (din).

Ceded : Devretmek. Vermek. Teslim etmek. Vazgeçmek.

Apostatizes : Dönmek (din). Dinden dönmek. Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından).

Aluvial terrace : Gençleşmeyle güç kazanan akarsuların yataklarını yeniden derinleştirerek koyak tabanı içine gömülmeleri sonunda oluşan ve bu yeni yatağın iki yanında kalan az eğimli, asılı düzlük, bk. gençleşme. Akarsu sekisi.

Bequeath : Vasiyet. Vasiyetle bırakmak. Miras olarak bırakmak. Miras bırakmak. Vasiyet etmek.

Abscond from : Sessizce sıvışmak.

Age pyramid : Yaş piramidi. Belli bir zamanda, bir ülke, bir kent nüfusunun ya da aynı işle uğraşan bir topluluğun yaş bölünüşünü gösteren çizge.

Desert synonyms : piece of land, piece of ground, walk out on, escaped, parcel, escapes, altimetric profile, cast offs, tract, allow, afforestation, absent oneself from, desolating, back away, be off, quit, break out, apostatise, be through, lonesomes, pass up, allows, abdicating, turn adrift, abdicates, leave in the lurch, go over, desolate, expose, jack in, deserting, wildernesses, ageing of the population.

Desert zıt anlamlı kelimeler, Desert kelime anlamı

Arrive : Gelip çatmak. Doğmak. Dönmek. Başarı kazanmak. Ayak basmak. Üstesinden gelmek. Bir ereğe ulaşmak. Ulaşmak. Başarmak. Gelmek.

Desert ingilizce tanımı, definition of Desert

Desert kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Desolate. To leave in the lurch. Wild. To abscond. A barren tract incapable of supporting population, as the vast sand plains of Asia and Africa which are destitute of moisture and vegetation. To quit military service without permission, before the expiration of one`s term. Claim to recompense, usually in a good sense. To abandon a service without leave. That which is deserved. Implying blame, except sometimes when used of localities. Unproductive. As, to desert a friend, a principle, a cause, one`s country. To abandon. Merit. Right to reward. The reward or the punishment justly due. To forsake. As, they landed on a desert island. A deserted or forsaken region. Forsaken. Without life or cultivation. Waste. Barren. Of or pertaining to a desert. To leave (especially something which one should stay by and support). Solitary.