Oasts türkçesi Oasts nedir
- Şerbetçiotu fırını.
Oasts ile ilgili cümleler
English: Ali roasts his own coffee beans.
Turkish: Ali kendi kahve çekirdeklerini kavurur.
English: He boasts that he can swim well.
Turkish: O, iyi yüzebilmesiyle övünür.
English: He boasts that he can speak six languages.
Turkish: Altı dil konuşabilmekle böbürlenir.
English: Bill boasts of owning the biggest car in the neighborhood.
Turkish: Bill kendi büyük arabasıyla komşularına karşı övünür.
English: Ali boasts of never having been defeated in a horse race.
Turkish: Ali at yarışında asla yenilmemekle övünüyor.
Oasts ingilizcede ne demek, Oasts nerede nasıl kullanılır?
Boasts : Övünç kaynağı. Büyük konuşmak. Övünmek. Övünç. Övünme. Kendini övmek. Böbürlenmek. İftihar etmek. İftihar. Övünç duymak.
Coasts : Sahil. Kıyılar. Kızakla yokuştan kayma. Kızak için uygun yokuş. Kıyı. Deniz kıyısı. Deniz kenarı.
Exchange of toasts : Karşılıklı kadeh kaldırma.
Milquetoasts : Korkak. Hanım evladı. Süt çocuğu. Sümsük tip. Çekingen kimse. Muhallebi çocuğu.
Roasts : Sıcaktan pişmek. Tavlamak (metalurji terimi). Azarlamak. Fırında kızartmak. Kızartmak. Pişmek. Kavurmak (kahve vb'ni). Kavurmak. Fırça atmak. Fırında kızartılmış.
Be roasted alive : Diri diri yakılmak. Ölümüne yakılmak. Ölene kadar yakılmak.
African coast fever : Doğu sahil humması. Afrika sahil ateşi.
Oast : Şerbetçiotu fırını. Şerbetçiotu kurutma fırını.
As warm as toast : Fırın gibi sıcacık. Sımsıcak.
Be roasted : Kızarmak. Kavrulmak. Kebap olmak. Pişmek.
İngilizce Oasts Türkçe anlamı, Oasts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oasts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Desert : Firar etmek. Terketmek. Terk etmek. Özellikle sıcak ve ılıman iklim bölgelerinde geniş alanlar kaplayan kurak, sürekli akıştan ve bitki örtüsünden yoksun, günlük ve mevsimlik sıcaklık ayrımları yüksek, nüfuslanma ve yerleşim olanakları çok sınırlı bölgelere verilen ad. Yüzüstü bırakmak. Ayrılmak. Bırakmak. Taraf değiştirmek. Çöl.
Tract : Dini risale. Broşür (dini). Cihaz. Sistem (anatomi terimi). Makale (özellikle din veya siyaset konusunda bir). Sistem. Alan. Saha. Broşür. Toprak.
Oast : Şerbetçiotu kurutma fırını.
Parcel : Çıkın. Bohça. Hisselere ayırmak. Bölmek. Toplu miktar. Paket. Sürü. Ptt ile gönderilen paket. Arazi parçası.
Haven : Sığınmak. Sığınak. Limana girmek. Liman şehri. Barınak. Liman. Melce. Limana sığınmak.
Shelter : Sığınmak. Korumak. Sığınma. Korunak. Sığınak. Sundurma. Barınmak. Yatırmak. Korunma. Barınak.
Parcel of land : Arsa. Parsel. Parsel arsa.
Oasts synonyms : piece of land, piece of ground.

Bu kısımda Oasts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oasts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oasts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oasts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.