Haven türkçesi Haven nedir

Haven ile ilgili cümleler

English: "Have you ever played football?" "Yes, but I haven't played in a while."
Turkish: "Sen hiç futbol oynadın mı?" "Evet, ama bir süredir oynamadım.

English: "I haven't been feeling too good lately." "You had better go to a doctor."
Turkish: "Son zamanlarda çok iyi hissetmiyorum." "Bir doktora gitsen iyi olur."

English: "Third wish?" The man was baffled. "How can it be a third wish if I haven't had a first and second wish?"
Turkish: "Üçüncü dilek mi?" Adam şaşırdı. "Birinci ve ikinci dileği dilememişsem, o nasıl üçüncü dilek olabilir ki?"

English: "We haven't seen each other since 2009." "Has it been that long?"
Turkish: "2009'dan beri birbirimizi görmedik." "O kadar uzun zaman oldu mu?"

English: A stranger is a friend you just haven't met yet.
Turkish: Bir yabancı, sadece sizin henüz tanışmadığınız bir arkadaştır.

Haven ingilizcede ne demek, Haven nerede nasıl kullanılır?

Safe haven effects : Uygulanan veya beklenen yüksek vergi oranları, mülkiyet haklarına getirilebilecek olası kısıtlamalar veya olası iktisadi kriz beklentisi yüzünden iktisadi karar birimlerinin fonlarını bu tür iktisadi kısıtlama ve risklerin olmadığı daha güvenli ülkelere aktarması. Güvenli sığınak etkisi.

 

New haven : Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Missouri eyaletinde şehir. Connecticut eyaletinde şehir. Kentucky eyaletinde şehir. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde şehir. Konnektikıt'ta (abd) bir şehir.

Safe haven : Güvenli liman. Sağlam ve güvenilir yer. Sağlam barınak. Güvenli bölge. Emin yer. Sığınacak liman. Dinlenme barınağı.

Tax haven : Vergi cenneti. Vergi sığınağı.

Havened : Limana girmek. Liman şehri. Liman. Limana sığınmak. Melce. Barınak. Sığınak. Sığınmak.

Smooth shaven : Sinekkaydı traşlı. Tıraşlı. Düzgün tıraşlı.

Havening : Limana sığınmak. Sığınmak. Liman şehri. Barınak. Melce. Liman. Sığınak. Limana girmek.

Havens : Barınak. Liman. Sığınak.

Clean shaven : Sinekkaydı traşlı. Temiz tıraşlanmış. Tertemiz traşlı.

Shaven : Tıraşlı. Başının tepesi traşlı. Kazınmış. Tıraş edilmiş.

İngilizce Haven Türkçe anlamı, Haven eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Haven ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coastal town : Sahil kasabası. Sahil kenti. Kıyıda, birçok yapma kuruluşları ve iç kesimlere uzanan yollarıyla, bulunduğu ülkenin deniz ulaştırması ve teciminde bir giriş, çıkış kapısı görevini yapan ve çok kez kimi işleyimlerin de toplandığı kent. bk. liman. Kıyıkent. Sahil şehri. Kıyı şehri. Sahil beldesi. Liman kenti.

Asylum : Koruma. Himaye. İltica. Muhafaza. Sığınma. Devlerin, cinlerin, büyücülerin, alkarılarının giremeyeceklerine inanılan kutsal yerler; oda, ocak, eşik vb. ev bölümleri; zararlı etkilerden korunmak amacıyla çizilmiş büyüsel değirmiler.

 

Harbourage : Liman resmi. Korunan yer. Liman vergisi. Gemiler için barınak.

Defecting : Bozukluk. Ayrılmak. Kaçmak. Kusur. Özür. Arıza. Döneklik etmek. İltica etmek.

Seaport : İskele. Liman kenti. Deniz limanı.

Harbor : Limanda demirlemek. Demir atmak. Barındırmak (gemi vb). Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer. Gütmek. Barınmak. Bkz.harbour.

Air raid shelter : Hava saldırısı sığınağı. Hava saldırılarına karşı korunma sığınağı. Hava hücum sığınağı. Hava baskınına karşı sığınak.

Berths : Görev. Demir yeri. Rıhtıma bağlamak. Yatak. Gemici ranzası. Yatacak yer bulmak. Yatak yer vermek. Açıklık. Rıhtıma yanaşmak.

Bothy : Baraka. Çiftlik işleri barakası. Kulübe.

Bombshelter : Bomba sığınağı. Bomba saldırılarına karşı koruma sağlayan sığınak.

Haven synonyms : docking facility, covert, coaling station, cove, dock, bolt hole, coves, bomb shelter, fall back upon a thing, anchorage ground, port, harbours, bield, defected, home, anchorage, defect, hithe, harbour, harbored, havening, landing place, biding, dockage, shelter, harbors, liman, coverings, oasis, seafront, asylums, bunkers, funk hole.

Haven ingilizce tanımı, definition of Haven

Haven kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A bay, recess, or inlet of the sea, or the mouth of a river, which affords anchorage and shelter for shipping. To shelter, as in a haven. A port. A harbor.