Harbourage türkçesi Harbourage nedir
- Korunan yer.
- Gemiler için barınak.
- Barınak.
- Liman vergisi.
- Sığınak.
- Liman resmi.
- Melce.
Harbourage ingilizcede ne demek, Harbourage nerede nasıl kullanılır?
Harbour authority : Liman yetkilisi.
Harbour dues : Liman resmi.
Harbour master : Liman başkanı. Liman reisi.
Harbour pilot : Kılavuz kaptan.
Artificial harbour : Suni liman. Yapay liman.
Harbourless : Korumasız. Limansız. Sığınağı olmayan. Limanı veya barınağı olmayan. Barınaksız.
Harbours : Gütmek. Barındırmak. Beslemek. Sığınmak. Demir atmak. Barınmak. Limanlar.
Harbour : Misafir etmek. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent. Barındırmak. Korumak. Saklamak. Sığınmak. Sığınak. Gütmek. Demir atmak.
Tidal harbour : Gelgit limanı.
Harboured : Korumak. Barınmak. Beslemek. Saklamak. Liman. Gütmek. Demir atmak. Yataklık etmek. Barındırmak. Misafir etmek.
İngilizce Harbourage Türkçe anlamı, Harbourage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Harbourage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Coverts : (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Daha büyük olanların temellerini örtmek için olan küçük tüyler (zooloji). Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Saklanılan yer. Saklı. Kaplama. Örtü tüyü. Avlak. Kuşlak.
Biding : Bekleyiş. Oturulan yer. Yaşanılan yer. Bekleme. Konut. İkamet.
Sanctuary : Tapmak. Tapınak. Sığınma. Mabet. İbadethane. Koruma alanı. Harim.
Safety : Güvenlik. Güven. Safeti. Asayiş. Koruyucu. Korkusuzluk. Emniyet. Selamet. 1880'de ingiliz stenley'in yaptığı, bir eğik borudan çatıyla bunun üzerine oturtulmuş seleden oluşan, öntekeri büyük, arkatekeri küçük çifteker.
Covert : Gizli. Saklanılan yer. Kuşlarda kanat tüylerini örten tüy. (kuşlarda) kanat ve kuyruk tüyleri. Saklı. Kaplama. Av kuşlarının saklandığı sık örtü. Kuşlak. Örtü tüyü.
Groundage : Liman kullanım ücreti. Liman bekleme ücreti. Limanda barınma ücreti. Liman ücreti. Gemilerin limanda durmak, demirlemek için ödedikleri para.
Citadel : Kale. İç kale. Eski çağlarda, insanların ve askerlerin, içine kapanıp yağıya karşı direnmeleri için kurulan yüksek ve kalın duvarlı, kuleli, burçlu ve mazgallı büyük yapı. Hisar.
Harbor : Barındırmak. Gütmek. Liman. Saklamak. Sığınmak. Yataklık etmek. Beslemek. Demir atmak. Gemilerin barındıkları, yolcu ve yük alıp boşalttıkları yer.
Bothy : Kulübe. Baraka. Çiftlik işleri barakası.
Harbour : Yataklık etmek. Liman. Korumak. Sığınmak. Barınmak. Gemilerin yolcu indirip-bindirme, yükleme-boşaltma, bağlama ve beklemelerine elverişli yeterli su derinliğine sahip, teknik ve sosyal altyapı tesisleri, yönetim, destek, bakım-onarım ve depolama birimleri bulunan doğal veya yapay olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş kıyı yapıları. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent. Saklamak. Demir atmak.
Harbourage synonyms : harbor dues, port dues, bunker, keelage, harborage, home, bield, covering, havening, harbour dues, cove, refuge, asylum, havened, bombshelter, bunkered, asylums, bomb shelter, coves, citadels, air raid shelter, coverture, franchise, bolt hole, bunkers, haven, keyage, coverings, havens, habitation, funk hole.

Bu kısımda Harbourage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Harbourage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Harbourage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Harbourage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.