Roasts türkçesi Roasts nedir

  • Pişmek.
  • Alay etmek.
  • Tavlamak (metalurji terimi).
  • Kızartmak.
  • Fırında kızartmak.
  • Fırça atmak.
  • Azarlamak.
  • Kavurmak.
  • Kavurmak (kahve vb'ni).
  • Sıcaktan pişmek.
  • Kızartmak (fırında veya ateşte).
  • Fırında kızartılmış.
  • Kavrulmak.
  • Fırınlamak.

Roasts ile ilgili cümleler

English: Ali roasts his own coffee beans.
Turkish: Ali kendi kahve çekirdeklerini kavurur.

Roasts ingilizcede ne demek, Roasts nerede nasıl kullanılır?

Roast beef : Izgara biftek. Izgarada pişmiş inek eti. Rozbif. Kızarmış biftek. Biftek. Kızartılmış biftek.

Eye roast : Kontrfile. Büyükbaş hayvanlarda belin üst kısmında boydan boya sakrum kemiğinin ortalarına kadar uzanan ve omurlara yapışık kaslardan elde edilen kemiksiz et.

Lamb roast : Kuzu kebap.

Rib roast : Pirzola.

Round rump roast : Büyükbaş hayvanların but kısmının üst tarafından elde edilen, 1.8-2.5 kg ağırlığında kemiksiz et. Sokum.

Roasted : Közlenmiş. Kavurma. Fırınlanmış. Kızarmış. Kızartma. Közleme. Kavrulmuş. Kavrulmuş (kahve). Kızartılmış. Söğülme.

Roasted ore : Kavrulmuş töz. Kavrulmuş cevher. Kavruk cevher.

Roasted matter : İçinde bulunan zehirli veya zararlı bir maddeyi uzaklaştırmak, etkisini azaltmak, etkisini yok etmek veya besleme değerini artırmak için, bir fırında 150°c'da pişirilen ve genellikle genişlemiş ve kızarmış bir görünüşte olan yem maddesi, kavurma. Kavrulmuş madde.

 

Veal roast : Dana rostosu. Dana rosto.

Rump roast : Kasap. But.

İngilizce Roasts Türkçe anlamı, Roasts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roasts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mature : Olgunlaşmak. Tekamül etmek. Olgunlaştırmak. Erişmek. Vadesi gelmiş. Dinlendirmek (şarap). Tekemmül etmek. Ergin. Erginleşmek.

Charing : Gündelik ev işleri yapmak. Yanarak kömür haline gelmek. Yakarak kömürleştirmek. Gündelikçilik yapmak. Yanarak kömürleşmek. Kömürleşmek. Yanıp simsiyah olmak. Karbonlaştırmak. Karbonlaşmak.

Sea coast : Kıyı. Deniz kenarı. Deniz kıyısı. Sahil.

Sands : Kumsal. Ömrün dakikaları. Zaman. Kum taneleri. Plaj. Çimerlik. Dakikalar. Kumluk.

Grills : Sorguya çekmek. Izgarada pişirmek. Izgarasını yapmak. Izgara. Sıkıştırmak. Kafes. Parmaklık. Izgara yapmak. Izgara et.

Fry : Kızartma. Kızarmak. Önemsiz şey. Yağda kızartmak. Çoluk çocuk. Kızartılmış yiyecek. Elektrikli sandalyede idam etmek. Larva devresini tamamlamış, ana babaya benzer karakterleri kazanmış ve balıkçık büyüklüğüne kadar olan balık. Yağda kızarmak.

Cooks : Yemek yapmak. Pişirmek. Oynama yapmak. Mahvetmek. Uydurmak.

Blow up : Şişirmek. İnfilak etmek. Patlatmak. Tepesi atmak. Öfkelenmek. Parlamak. Havaya uçurmak. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Patlak vermek. Agrandisman yapmak.

Scorches : Yanmak. Hızlı gitmek (araba vb.). Yakmak. Uçmak (araba vb.). Uçmak (araba vb). Ağır konuşmak. Hafifçe yakmak. Hızlı gitmek (araba).

Roasts synonyms : pan roast, be scorched, kiln dry, doty, cauterise, fleer, litoral, tideland, blush, give the stick, parch, call on the carpet, flout, grill, parches, chew out, blushed, chapping, brownest, berated, be hardened, bawl out, brown, deep fry, chide, bawling out, cooked, blast, admonished, scorch, flush, foreshore, be fired.

 

Roasts zıt anlamlı kelimeler, Roasts kelime anlamı

Understate : Hafife almak. Küçümsemek. Küçük söylemek. Olduğundan az göstermek. Olduğundan eksik göstermek. Tefrit etmek. Olduğundan eksik veya hafif göstermek.

Lack : -e sahip olmamak. Yoksun olmak. -den yoksun olmak. Eksik olmak. Yoksun kalmak. Yokluk. Olmamak. İhtiyacı olmak. Olmayış. -sizlik.