Objectionable türkçesi Objectionable nedir
- Sakıncalı.
- Mide bulandırıcı.
- İtiraz edilebilir.
- Münasebetsiz.
- Uygunsuz.
- Mahzurlu.
- Hoş olmayan.
- Nahoş.
- İtirazı kabil görme.
- Tatsız.
Objectionable ingilizcede ne demek, Objectionable nerede nasıl kullanılır?
Non objectionable : Hoş karşılanabilir. Kabul edilebilir.
Objectionableness : İtiraz edilebilirlik. Tatsızlık. Nahoşluk.
Unobjectionable : Bir şey denilemez. İtiraz edilemez. Sakıncasız. Nahoş olmayan. Aleyhinde bir şey denilemez. Aleyhinde konuşulamaz.
Objectionably : İtici bir şekilde. Hakaret edici bir biçimde. İtiraz edilebilir bir şekilde. Uygunsuz görülebilir bir şekilde.
Objectionability : İtiraz edilebilir olma durumu. Mahzurlu olma durumu.
Objection your honor : İtiraz ediyorum sayın yargıç.
Objection to taxes : Vergileri olumsuz karşılama. Yükümlüler ve kendilerine para cezası kesilenlerin haklarında yapılmış olan işlemlere yasal süreleri içinde gerekli üst kuruluşlara (itiraz komisyonları) yazılı olarak baş vurmak suretiyle karşı çıkmaları, haklarında yanlış yapılmış olan işlemlerin düzeltilmesini istemeleri.
Take objection to : Reddetmek. İtiraz etmek.
Raise an objection to : İtirazda bulunmak. İtiraz etmek.
Objection right : Yapılan işlemlere, yasalarda tanınan karşı çıkma hakkı. Karşı çıkma hakkı.
İngilizce Objectionable Türkçe anlamı, Objectionable eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Objectionable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Inapt : Hünersiz. Yeteneksiz. Beceriksiz. Yersiz. Toy. Uygun olmayan.
Unfavourable : Uygun olmayan. Aksi. Kötü. Makus. Olumsuz. Zararlı. Açık veren (hesap). Elverişsiz.
Murky : Bulanık. Karanlık. Utanç verici. Şüpheli. Belirsiz. Loş. Anlaşılması güç. Kasvetli. Bulutlu.
Duller : Ruhsuz. Renksiz. Sersem. Kalın kafalı. Daha ruhsuz. Kör. Fersiz. Ağır. Daha sıkıcı.
Sickest : Bulanmış. Dengesiz (kimse). Bıkkın. Usanmış. Kusarak çıkarmak. Kusmak. Midesi bulanmış. Hasta. Kusmak üzere.
Unpalatable : İçilmesi zor. Yavan. Hoşa gitmez. Yenilmez (gıda vb).
Dissatisfactory : Tatmin etmeyen. Hoşnutsuz eden. Tatminkar olmayan. Uygun olmayan.
Gaudery : Süslü elbise. Bir şeyi gösterişli bir biçimde sergileme. Ucuz olan dekorasyon ya da süs. Gösterişli ve göze çarpan süsleme. Süslü giyim. Aşırı süs. Süslü kıyafet. Aşırı süslü. Göze batacak şekilde süslenmiş.
Impolitical : İsabetsiz. Politik olmayan. Mantıklı olmayan. Sağgörülü olmayan. Uygun olmayan.
Distasteful : İğrenç. Hoşa gitmeyen. Antipatik.
Objectionable synonyms : favorless, unlikable, derogatory, gauderies, displeasing, brusker, awkward, disagreeable, queasy, incongruent, sicker, unpleasant, nasty, ingrateful, contestable, improper, lippy, disadvantageous, impertinent, discomfortable, inappropriate, unappealing, queasier, undesirables, unfavorable, obnoxious, favourless, inconvenient, illegitimate, loathsome, inconsiderate, unacceptable, fulsome.
Objectionable zıt anlamlı kelimeler, Objectionable kelime anlamı
Inoffensive : Zararı dokunmayan. Kendi halinde. Mazlum. Zararsız. Tehlikesiz. İncitmeyen.
Acceptable : Geçerli. Kabul edilir. Elle tutulur. Kabul edilebilir. Uygun. Geçer. Makul. Kabul olunabilir. Makbul. Kabule elverişli.
Objectionable ingilizce tanımı, definition of Objectionable
Objectionable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Liable to objection. As, objectionable words. Offensive. Likely to be objected to or disapproved of.

Bu kısımda Objectionable kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Objectionable ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Objectionable anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Objectionable ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.