Obligation to pay türkçesi Obligation to pay nedir

  • Ödeme yükümlülüğü.

Obligation to pay ile ilgili cümleler

English: We have a legal obligation to pay our taxes.
Turkish: Vergilerimizi ödemek için yasal zorunluluğumuz var.

Obligation to pay ingilizcede ne demek, Obligation to pay nerede nasıl kullanılır?

Obligation : Zorunluluk. Borç. Yükümlülük. Müdana. Ödev. Mükellefiyet. Hukuk, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir iktisadi karar biriminin bir diğerine karşı ödemesi gereken para veya yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülük. Mecburiyet. Fariza.

To : Kala. Kadar. -e göre. E. -mek -mak (mastar). Oranla. Arasında. -e kadar. Karşı. Ya.

Pay : Cezasını çekmek. Yarar sağlamak. Vergin. Maaş dağıtmak. Ödemek. Para ödemek. Değmek. Ücret ödemek. Etmek. Para vermek.

Obligation to bearer : Taşıyıcısı adına yazılmış borç belgiti. Hamiline borç senedi. Hamiline yazılmış borç senedi. Taşıyanına yazılı belgit.

Obligation to build : Kent içinde bayındırılmış ve boş tutulan bir yerbölümde belli bir süre içinde yapı yapma zorunluluğu. konut için devletçe toprak sağlandığında, bu toprak üzerinde belli bir süre içinde yapı yapmayı sağlamak amacıyla konulan zorlayıcı kentbilim kuralı. Zorla yapım.

Have the devil to pay : Kıyamet kopmak.

Obligation to mark : Yasalarla, kimi malların ya da bütün malların üzerine marka konulmasının zorunlu kılınması. Markalama zorunluluğu.

 

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Inability to pay : Ödeme zorluğu. Ödeyememe. Borçlarını ödeyememe.

Ability to pay : Ödeme gücü. Ödemek için yeterli kaynaklara sahip olma. Daha yüksek vergi ödeyebilecek zengin insanlardan bunun talep edilmesi prensibi (ekonomi). Vergi ödeme gücü. Ödeme kapasitesi.