Old joke türkçesi Old joke nedir

  • Herkesin birçok kez duymuş olduğu espri.
  • Eski fıkra.

Old joke ile ilgili cümleler

English: They told jokes about some of his movies.
Turkish: Onun filmlerinden bazıları hakkında espriler yaptılar.

English: That's an old joke.
Turkish: O eski bir şaka.

English: I was bored with his old jokes.
Turkish: Onun eski şakalarından bıktım.

English: We are sick of the tired old jokes the teacher keeps making.
Turkish: Öğretmenin yapmayı sürdürdüğü eski şakalardan bıktık.

Old joke ingilizcede ne demek, Old joke nerede nasıl kullanılır?

Old : Eski zamanlar. İhtiyarlamak. Deneyimli. Yaşlı. Kart. Köhne. Eskimiş. Pişkin. Eski. İhtiyar.

Joke : Espri yapmak. Şaka etmek. Muziplik yapmak. Komiklik. Fıkra anlatmak. Şaka. Eğlenmek. Latife etmek. Şaka yapmak. Hayatta başarısız olmuş.

Old age : Kocalık. İhtiyarlık. Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu. Yaşlılık. Yaşlılık dönemi.

Old age annuity : Emekli maaşı.

Old age insuarence : Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü. Yaşlılık sigortası.

Old age pension : Emekli aylığı. Emekli maaşı. Yaşlılık sigortası. Yaşlılık maaşı. Yaşlılık aylığı. Sosyal sigorta aylığı. İhtiyarlık sigortası. Emeklilik maaşı.

 

Old age insurance : Yaşlılık sigortası. İhtiyarlık sigortası. Yaşlılık güvencesi. Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi.