Joke türkçesi Joke nedir
- Şaka yapmak.
- Fıkra anlatmak.
- Eğlenmek.
- Şaka etmek.
- Şaka.
- Komiklik.
- Muziplik yapmak.
- Latife etmek.
- Hayatta başarısız olmuş.
- Şaka söylemek.
- Espri yapmak.
Joke ile ilgili cümleler
English: Ali explained the joke to Mary.
Turkish: Ali Mary'ye şakayı açıkladı.
English: Ali didn't think Mary's joke was funny at all.
Turkish: Ali Mary'nin şakasının komik olduğunu hiç düşünmüyordu.
English: Ali always likes to joke around.
Turkish: Ali her zaman etrafında şaka yapmayı sever.
English: Ali didn't get the joke at all.
Turkish: Ali şakayı hiç duymadı.
English: Ali didn't understand the joke Mary told.
Turkish: Ali Mary'nin söylediği şakayı anlamadı.
Joke ingilizcede ne demek, Joke nerede nasıl kullanılır?
Joke with : Birine takılmak.
A threadbare joke : Bayat espri.
As a joke : Şaka olarak. Şakacıktan.
Bad joke : Tatsız şaka. Kötü şaka.
Be able to take a joke : Şaka kaldırmak. Şakayı kaldırabilmek. Şaka kaldırabilmek.
Old joke : Herkesin birçok kez duymuş olduğu espri. Eski fıkra.
Laugh at a joke : Muzipliğe veya güldürücü söze gülmek. Espriye gülmek. Komik hikaye anlatıldığı için kıkır kıkır gülmek.
No joke : Komik olmayan şey. Ciddi durum. Şaka değil. Şaka yapmıyorum.
See a joke : Bir şakayı görmek. Bir espriyi anlamak. Bir şakayı idrak etmek.
Crack a joke : Espri patlatmak. Güldürücü öykü anlatmak. Espri yapmak. Takılmak. Fıkra patlatmak. Şaka yapmak.
İngilizce Joke Türkçe anlamı, Joke eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Joke ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Wit : Zeka kıvraklığı. Fikir. Espritüel kimse. Zeki kimse. İnce zeka. İnce espri. Espri. Akıl. Nükteci kimse. Farkında olmak.
Spoofed : Hafif tertip bir parodiyle alaya almak. Dolandırmak. Aldatmak. Kandırmak. Makaraya alma. Aldatma. Sazanlamak. İşletmek. Kafeslemek.
Amusement : Eğlenme. Oyalanma. Zevk. Gülünçlük. Gönül eğlence. Temaşa. Eğlence.
Humour : Gönlünü yapmak. Suyuna gitmek. Memnun etmek. Güldürmek. Güldürü. Gülünçlük. Mizah. Alttan almak. Kaprisine boyun eğmek. Huyuna suyuna gitmek.
Funnies : Fıkra. Çizgi öykü. Espri. Komik laf. Çizgi roman.
Chaffs : Takılmak (argo terim). Tahılın dış kabuğu. Saman. Tahıl kabuğu. Kepek. Şakalaşma. Kesmek (saman vb). Ufalamak.
Disported : Oyalanmak. Oynamak. Eğlenme. Kendini eğlendirmek. Oyalanma. Oynama.
Fun : Eğlence. Neşe. Alay. Keyif. Eğlenme. Gırgır. Oyunculuk.
Have on : (elbise vb) giymiş olmak. Aldatma. Kandırmak. Kafaya almak. Giymek. (elbise vb) giymek. İşletmek. İşi olmak. Giyinmek. Hile.
Dawdled : Aylaklık etmek. Boşa geçirmek. İşini ağırdan alarak vakit kaybetmek. Oyalanmak. Zaman harcamak. İşi ağırdan almak. Sallanmak. Ağır davranmak. Salınmak.
Joke synonyms : sidesplitter, sick joke, visual joke, dirty story, funny story, good story, funny remark, ethnic joke, punch line, in joke, blue story, sight gag, gag line, thigh slapper, lark, tag line, blue joke, witticism, drollery, dirty joke, be amusing, hilariousness, sported, dally with, tell a joke, howler, jested, amusements, communicate, facetiae, skylarks, one liner, wow.
Joke ingilizce tanımı, definition of Joke
Joke kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A witticism. As, to crack good-natured jokes. To jest. To banter. To do something for sport, or as a joke. To rally. Something witty or sportive (commonly indicating more of hilarity or humor than jest). A jest. Something said for the sake of exciting a laugh. To make merry with. To be merry in words or actions. As, to joke a comrade. To make jokes upon.

Bu kısımda Joke kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Joke ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Joke anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Joke ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.