Have on türkçesi Have on nedir

Have on ile ilgili cümleler

English: Ali didn't have on his shoes.
Turkish: Ali ayakkabılarını giymemişti.

English: How many audiobooks do you have on your iPod?
Turkish: Senin iPodunda kaç tane seslikitabın var?

English: How many classes do you have on Monday?
Turkish: Pazartesi günü kaç dersiniz var?

English: How many classes do you have on Saturdays?
Turkish: Cumartesi günleri kaç tane dersiniz var?

English: How many followers do you have on Twitter?
Turkish: Twitter'da kaç tane takipçiniz var?

Have on ingilizcede ne demek, Have on nerede nasıl kullanılır?

Have : Elinde bulunmak. Zorunda olmak. Buyurmak. Etmek. Olmak. Göz yummak. -si olmak. Yapmak. Yaptırmak. Elde etmek.

On : Hazır. De. E doğru. Üzerinde. Çakırkeyif. Makbul. Devrede. Civarında. Üstünde.

Have one foot in the grave : Ölüme yakın olmak. Gözü toprağa bakmak. Bir ayağı çukurda olmak. Bir gözü toprağa bakmak. Elden ayaktan düşmek. Bir ayağı mezarda olmak. Ölmek üzere olmak. Ölüme yaklaşmış olmak.

Have one over the eight : Küfelik almak. Aşırı derecede içmek. Çok içmek. Çakırkeyif olmak. Azıcık alkollü olmak. Şişede balık olmak.

 

Have oneself to thank : Sorumlu olmak.

Do you have one like this : Bunun gibi bir şey var mı.

Have oneself to thank for : Suçlanacak kişi olmak. Bir şeyin suçlusu olmak. Sorumlu kişi olmak.

İngilizce Have on Türkçe anlamı, Have on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Surmount : Yenmek. Altından kalkmak. Üstesinden gelmek. Halletmek. Üstünden yükselmek. Hakkından gelmek. Galebe çalmak. Üstünde durmak. Aşmak.

Hoax : Aldatmak. Kafese koyma. Muziplik. Sazanlamak. İşletme. Gırgır geçmek. Oyun.

Codding : Morina balığı. Morina. Morina (balığı). Morina balığ. Mezgitgiller. Ödemeli. Dalga geçmek. Teslimatta ödemeli. Sazanlamak.

Attiring : Kisve. Giyim. Giydirmek. Giysi. Kılık. Kıyafet. Giyinip kuşanmak. Donatmak. Süs.

Cozenage : Sahtekarlık. Dolandırıcılık.

Chaffing : Ufalamak. Kesmek (saman vb). Takılmak (argo terim).

Funned : Gırgır. Eğlenmek. Alay. Neşe. Keyif. Eğlenme. Oyunculuk. Şaka. Eğlence.

Surmounts : Halletmek. Hakkından gelmek. Üstünden yükselmek. Galebe çalmak. Altından kalkmak. Yenmek. Üstünde durmak. Üstesinden gelmek. Aşmak.

Befooling : Aptal yerine koymak. Aldanış.

Cods : Teslimatta ödemeli. Morina (balığı). Sazanlamak. Morina balığ. Mezgitgiller. Morina. Ödemeli. Morina balığı. Dalga geçmek.

Have on synonyms : surmounted, indue, dresses, befooled, funning, groom, deceit, bad faith, artifice, beguilement, hoaxed, bilks, get into, dress, chicanery, attires, chicaneries, indues, rib, bait, don, capriccio, cantrip, actuate, endue, canards, capriccios, adulteration, argued, hoaxes, argue, bilking, befools.