Old age türkçesi Old age nedir
- Yaşlılık.
- Kocalık.
- Yaşlılık dönemi.
- Ekonomi alanında kullanılır.
- İhtiyarlık.
- Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu.
Old age ile ilgili cümleler
English: Be eccentric now. Don't wait for old age to wear purple.
Turkish: Şimdi eksantrik olun. Mor giymek için yaşlılığı beklemeyin.
English: His old age is beginning to affect his eyesight.
Turkish: İlerleyen yaşı onun görme yeteneğini etkilemeye başlıyor.
English: He died of old age two years ago.
Turkish: İki yıl önce yaşlılıktan öldü.
English: Ali died of old age.
Turkish: Ali yaşlılıktan öldü.
English: Everyone has the right to a standard of living adequate for the health and well-being of himself and of his family, including food, clothing, housing and medical care and necessary social services, and the right to security in the event of unemployment, sickness, disability, widowhood, old age or other lack of livelihood in circumstances beyond his control.
Turkish: Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Old age ingilizcede ne demek, Old age nerede nasıl kullanılır?
Old : Pişkin. İhtiyar. Kart. Yaşlı. Köhne. İhtiyarlamak. ...yaşında. Eskimiş. Eski zamanlar. Önceki.
Age : Reşit olma. Eskimek. Yıpratmak. Erginlik. Yıllanmak. İhtiyarlamak. Biyoloji, coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Çağ. Yaşlandırmak. Yaşlılık.
Old age annuity : Emekli maaşı.
Old age insuarence : Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü. Yaşlılık sigortası.
Old age insurance : Yaşlılık sigortası. Yaşlılık güvencesi. Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi. İhtiyarlık sigortası.
Old age pensioner : Emekli.
Old age pension : Sosyal sigorta aylığı. Emeklilik maaşı. Yaşlılık sigortası. Yaşlılık aylığı. Emekli aylığı. İhtiyarlık sigortası. Yaşlılık maaşı. Emekli maaşı.
İngilizce Old age Türkçe anlamı, Old age eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Old age ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hoar : Bembeyaz. Saygıdeğer. Yaşlı ve saygın. Yaşlı başlı. Eskilik. Kırağı. Ak saçlı. Eski.
A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.
A posteriori information : Ardıl bilgi.
Aalen estimator : Aalen tahmincisi.
A posteriori criteria : Ardıl ölçüt.
A priori analysis : Öncül çözümleme. A priyori analiz.
Dotages : Tutku. Düşkünlük. Bunama. Yaşlılığa bağlı unutkanlık. Dotaj. İkinci çocukluk. Bunaklık.
Evening of life : Ömrün sonbaharı.
Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.
Decrepitude : Dermansızlık. Düşkünlük. Köhnelik.
Old age synonyms : age, a priori probability, a b model, anno domini, abadir test, abel blanchard model, agedness, a priori information, year, abc method, elderliness, a error, a posteriori probability, a level, senility, seniles, dotage, a posteriori analysis, senile, senilities, senescence.

Bu kısımda Old age kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Old age ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Old age anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Old age ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.