Bunama nedir, Bunama ne demek

Bunama; bir tıp terimidir.

  • Yaşlanma veya bazı sinir hastalıklarına bağlı olarak ilerleyici bir biçimde belleğini yitirme, alık duruma gelme, ateh

Biyoloji'deki anlamı:

Sonuçta ölüme götüren karmaşık yaşlanma olayı.

İngilizce'de Bunama ne demek? Bunama ingilizcesi nedir?:

senescence

Bunama hakkında bilgiler

Demans (Latince de- "uzak" + mens (masdar mentis) "mantık"), düşünce bozukluğudur. Halk arasında bunama da denir.

Demans, beyinde hasardan kaynaklanan ve ilerleyen bir bozukluk olup kişide yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun ileri aşamalarında kişi zaman, yer ve kişi oryantasyonunu kaybeder.

Bunama anlamı, tanımı:

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Erken bunama : Yaşlanmaya bağlı olmaksızın beyin hücrelerinde yozlaşma sonucu ortaya çıkan ilerleyici bellek zayıflığı.

Bunamak : Çeşitli sebeplerle zihin gücünü yitirerek ne yaptığını bilemez duruma gelmek, ateh getirmek.

 

Hastalık : Ruh sağlığının bozulması durumu. Aşırı düşkünlük, tutku. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Biçme işi. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil.

Yitirme : Yitirmek işi.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

Ateh : Bunama.

Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. Niyet, tasarı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav.

Bozuk : Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Madenî para, bozuk para. Kızgın, sıkıntılı. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Bozulmuş olan.

Diğer dillerde Bunama anlamı nedir?

İngilizce'de Bunama ne demek? : n. second childhood, dotage

Fransızca'da Bunama : démence [la]

Almanca'da Bunama : n. Verblödung