Yaşlılık nedir, Yaşlılık ne demek

  • Yaşlı olma durumu

"Yaşlılık" ile ilgili cümle

  • "Yüzüne bir yaşlılık gelmiş vücudunu bir ağırlık kaplamış." - R. H. Karay

Bilimsel terim anlamı:

Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu.

İngilizce'de Yaşlılık ne demek? Yaşlılık ingilizcesi nedir?:

old age

Yaşlılık hakkında bilgiler

[Bakınız: ihtiyarlık]

Yaşlılık ile ilgili Cümleler

  • Yaşlılık aylığı ile ilgili bana yardım eder misiniz?
  • Ali yaşlılıktan öldü.
  • İki yıl önce yaşlılıktan öldü.
  • Yaşlılık nedir? Önce isimleri unutursun, sonra yüzleri unutursun, sonra fermuarını çekmeyi unutursun, sonra onu indirmeyi unutursun.
  • Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.
  • Yaşlılık yaşamın son aşamasıdır.
  • Yaşlılık için para biriktiriyorum.
  • Türkiye'ye dönebilir ve Türkiye'de yaşlılık ödeneği alabilirsiniz.
  • O, geçen yıl yaşlılıktan öldü.
  • Eğer kızının yaşlılıkta ne olacağını görmek istersen, anasına bakabilirsin.
  • Ben yaşlılıktan ölmek istiyorum.
  • Yaşlılık günlerim için para tasarruf ediyorum.

Yaşlılık anlamı, tanımı:

 

Yaşlılık bilimi : Yaşlılık ve yaşlanmaya bağlı tüm klinik, biyolojik ve sosyolojik tıbbi sorunlarla ilgilenen bilim dalı, geriatri, gerontoloji.

Yaşlılık sigortası : Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü, ihtiyarlık sigortası.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

İhtiyarlık : Her bakımdan güçsüzlük, yetersizlik, zayıflık. İhtiyar olma durumu, yaşlılık.

Yaşlı : Yas tutan (kimse), matemli.

Olma : Olmak işi.

Yaşlılık atrofisi : Fizyolojik olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte parenkim hücrelerinin tedricen sayıca azalması sonucu oluşan, organ ve dokuların küçülmesi, senil atrofi.

Yaşlılık aylığı : Toplumsal Güvenceler Kurumunca yasanın öngördüğü durumlarda güvenceliliği sona eren işçiye yasasına göre bağlanan ve üç ayda bir ödenen aylık.

Yaşlılık bunaması : Yaşlanma sonucu olarak anlık süreç ve görevlerinde baş gösteren önemli çöküntüler.

Yaşlılık çıldırısı : Yaşlanma nedeniyle beyin dokularının çöküntüsü ve bu yüzden yakın geçmişin unutulması belirtileri gösteren ve iyileştirilemeyen hastalık.

Yaşlılık güvencesi : Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi.

Yaşlılık osteoporozisi : Yaşla birlikte vücut kemiklerindeki kitle kaybının normalin üzerinde olması.

Yaşlılık pigmenti : Yaşlanma pigmenti.

 

Yaşlılık retinopatisi : Gözde, retinanın incelmesi, küçülmesi, kistik bir yapı kazanması ve fibrozisiyle belirgin, yaşlı köpek ve atlarda görülen bir patolojik değişim.

Yaşlılık sağırlığı : organındaki tüy hücrelerinin dejenerasyonu, koklea kanalı içerisindeki tüm epitel yapıların ve ilgili sinirlerin atrofisiyle spiral gangliyondaki sinir hücresi kaybı sonucu çift taraflı, yaşla birlikte artan, en belirgin olarak yaşlı köpeklerde görülen işitme gücünün azalması, prezbiyokuzi, presbiakuzis. Aşırı gürültü, arteryosklerozis ve beslenme gibi faktörlerle hızlanabilir.

Yaşlılık vestibüler sendromu : Köpeklerin idiopatik vestibüler sendromu.

Diğer dillerde Yaşlılık anlamı nedir?

İngilizce'de Yaşlılık ne demek? : adj. senile

n. age, old age, senescence, senility

Fransızca'da Yaşlılık : sénilité [la]

Almanca'da Yaşlılık : n. Lebensabend

Rusça'da Yaşlılık : n. старость (F)