Senile türkçesi Senile nedir

  • Yaşlanma ve onun neden olduğu belirtilerle ilgili olan.
  • Bunamış.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Yaşlı.
  • İhtiyarlıktan olan.
  • Güçsüz.
  • Yaşlılıkla ilgili, yaşlanmayla ilgili olan. yaşlılığın neden olduğu, ihtiyarlığa bağlı olan.
  • Halsiz (yaşlı).
  • Yaşlılık.
  • Bunak.
  • Senil.

Senile ile ilgili cümleler

English: I'm not senile.
Turkish: Bunak değilim.

English: He's gone senile.
Turkish: O bunadı.

Senile ingilizcede ne demek, Senile nerede nasıl kullanılır?

Senile atrophy : Senil atrofi. Yaşlılık atrofisi. Fizyolojik olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte parenkim hücrelerinin tedricen sayıca azalması sonucu oluşan, organ ve dokuların küçülmesi, senil atrofi.

Senile cerebro spinal atrophy : Beynin koyu boz sarımsı, olukların geniş ve derinliklerini kaybetmesiyle belirgin, beyin- omurilik hacim ve ağırlığının yaşlılığa bağlı olarak azalması. Yaşlılığa bağlı beyin-omurilik atrofisi.

Senile decay : Yaşlanma sonucu çökme. Yaşlılık nedeniyle çökme.

Senile dementia : Yaşlılık bunaması.

Senile osteoporosis : Yaşlılık osteoporozisi. Yaşla birlikte vücut kemiklerindeki kitle kaybının normalin üzerinde olması.

Seniles : Yaşlılık. Bunamış. Senil. Yaşlanma ve onun neden olduğu belirtilerle ilgili olan. Bunak. İhtiyarlıktan olan. Halsiz (yaşlı).

 

Become senile : Bunamak. Beyni sulanmak.

Senilely : Bunamadan etkilenmiş bir insan gibi. Bunamış bir şekilde. Bunamış olarak.

Senil ovary : Senil ovaryum. Yaşlanmış hayvanların işlevi azalmış veya kaybolmuş yumurtalıkları.

Became senile : Bunadı. İleri yaşından dolayı bunama hastası oldu. Bunama hastalığına yakalandı.

İngilizce Senile Türkçe anlamı, Senile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Senile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dotes : Bunamak. Çok sevmek. Delicesine sevmek. Düşkün olmak. Çeyiz. Üzerine titremek. Aşırı sevmek. Salak. Tutkun olmak.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Gerry : İhtiyar kişi. Yaşlı kimse. (avustralya argosu) yaşlı insan. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Senescence : Bunama. Aşırı olgunlaşma. Senesans. Sonuçta ölüme götüren karmaşık yaşlanma olayı. Yaşlanma. İhtiyarlık.

Old woman : Karı. Anne. Eş. İhtiyar. Kocakarı. Acuze.

Antiquated : Eskimiş. Eski. Yaşı ilerlemiş. Modası geçmiş. Köhne. Antika olmuş. Demode. Antika. Çağdışı.

Abdomen : Karnın altı. Batın. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Oldster : Kelli felli. İhtiyar. Yaşlı adam.

 

Doddered : Dalları kırılmış (ağaç).

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

Senile synonyms : doited, feebler, doter, in years, impotent, forceless, doddering, old age, seniles, evening of life, elderliness, old, abdominal ovariectomy, agedness, feeblest, oldies, abattoir, anaemic, anemic, elder, geriatric, adynamic, geezer, flabby, old man, effete, senilities, faint, age, a crochordon, dotard, aged, flabbier.

Senile zıt anlamlı kelimeler, Senile kelime anlamı

Young : Yeni. Gençler. Yavru. Küçük. Genç. (hayvan) yavru. Hayvan yavrusu. Taze. Döl. Gençlik.

Senile ingilizce tanımı, definition of Senile

Senile kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to old age. Proceeding from, or characteristic of, old age. Affected with the infirmities of old age. As, senile weakness.