Senile osteoporosis türkçesi Senile osteoporosis nedir

  • Yaşlılık osteoporozisi.
  • Yaşla birlikte vücut kemiklerindeki kitle kaybının normalin üzerinde olması.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Senile osteoporosis ingilizcede ne demek, Senile osteoporosis nerede nasıl kullanılır?

Senile : Yaşlanma ve onun neden olduğu belirtilerle ilgili olan. Yaşlılıkla ilgili, yaşlanmayla ilgili olan. yaşlılığın neden olduğu, ihtiyarlığa bağlı olan. Yaşlılık. Senil. Halsiz (yaşlı). İhtiyarlıktan olan. Güçsüz. Bunak. Yaşlı.

Osteoporosis : Osteoporoz. Osteoporozis. Kemik rezorpsiyonunun yapımından fazla olması sonucu iskelette veya iskeletin bir kısmında mineral yoğunluğunun azalması, kemiklerin sünger gibi bir hal alıp boşalması ve zayıf, kırılgan ve kemik hacminin küçülmesiyle belirgin patolojik değişim, kemik atrofisi. özellikle çiftlik hayvanlarında fosfor yetersizliği, protein-kalori yönünden beslenme bozukluğu veya kalsiyum yetersizliğinden kaynaklanır. Kemik erimesi. Aşırı kemik gözenekliliği. Ağrı ve çoğunlukla boy kısalmasına neden olan kalsiyum kaybına bağlı olarak kemiklerin küçülmesi ile karakterize edilen bozukluk (özellikle menopoz sonrası kadınlarda).

Senile atrophy : Fizyolojik olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte parenkim hücrelerinin tedricen sayıca azalması sonucu oluşan, organ ve dokuların küçülmesi, senil atrofi. Yaşlılık atrofisi. Senil atrofi.

 

Senile cerebro spinal atrophy : Beynin koyu boz sarımsı, olukların geniş ve derinliklerini kaybetmesiyle belirgin, beyin- omurilik hacim ve ağırlığının yaşlılığa bağlı olarak azalması. Yaşlılığa bağlı beyin-omurilik atrofisi.

Senile decay : Yaşlılık nedeniyle çökme. Yaşlanma sonucu çökme.

Senile dementia : Yaşlılık bunaması.

İngilizce Senile osteoporosis Türkçe anlamı, Senile osteoporosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Senile osteoporosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abaxial : Eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi).

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane. Kesimevi.

Abdomen : Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı.

 

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Senile osteoporosis synonyms : a c deformity, abdominal fat necrosis, abdominal palpation, abdominal ovariectomy, a crochordon, a amplitude mod.