Yaşlı nedir, Yaşlı ne demek

Yaşlı; Metalürji alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse
  • Uzun yılları geride bırakmış.
  • Yaşla dolmuş (göz).

Metalürji'deki terim anlamı:

Yaşlanmış olan.

Yaşlı ile ilgili Cümleler

  • O yaşlı adam elli yıldır ev yapımı viski imal etmekteydi.
  • Yaşlı bir insanın düşünme tarzını değiştirmesi zor.
  • Fahişe yaşlı.
  • Yaşlı adamın yeterince parası var.
  • O yaşlı adam elli yıldır kaçak viski imal etmekteydi.
  • Hiçbirimiz yaşlı adamın düştüğünü görmedi.
  • O yaşlı adam elli yıldır kaçak içki imal etmekteydi.
  • “Bir kez daha çocuğun taşkın neşesinden tedirgin oldu yaşlı kadın.”
  • Yaşlı ağaç
  • Yaşlılara saygı göstermeliyiz.
  • Yaşlı kadın kaşlarını çattı.
  • “Hıçkırarak yaşlı gözlerini kaldırdı.”
  • Tekerlekli sandalyedeki yaşlı adam bana annemi gençken tanıdığını söyledi.
  • Biletler genel giriş için 30 dolar ve öğrencilerle yaşlılar için 20 dolardır.
  • Biletler yetişkinler için 5 dolar ve yaşlılarla çocuklar için 2 dolardır.
  • Onlar bizden daha yaşlı olabilirler.

Yaşlı ile ilgili Atasözü veya Deyim

havanın gözü yaşlı : “nerede ise yağmur yağacak” anlamında kullanılan bir söz.

Yaşlı anlamı, kısaca tanımı

Sakat ve yaşlılara sağlık yardımı : Sakatlığı ya da yaşlılığı nedeniyle güvencelilere yasalarına göre yapılan yardım

 

Yaşlı adam : Bulvar oyunlarında yaşlı adam ya da baba rolü.

Yaşlı alaşım : Yaşlanmaya uğramış alaşım.

Yaşlı ılıncıklar : Çekirdek bölünümü sırasında, ölçülebilir bir süre geçtikten sonra salınımlanan ılıncıklar.

Yaşlı köpek ensefalitisi : Kronik, ilerleyici, dairesel ve sallantılı yürüyüş, körlük, zihinsel bozukluklarla belirgin, orta yaşı geçmiş köpeklerde görülen, dört ay içerisinde koma ve ölümle sonuçlanan bir hastalık. Köpek gençlik hastalığı virüsü tarafından oluşturulduğu ileri sürülmekle birlikte, beyin lezyonları oldukça farklıdır.

Yaşlı sığır besisi : Yaşlı sığırların, kendilerinden et artırma beklenmeksizin, ahırda silaj, pancar posası, kök yemler gibi ucuz sulu yemlerle veya merada, ek yemli veya ek yemsiz beslenmeleri.

Yaşlıerki : En yaşlı erkeklerin yönetici oldukları toplumsal düzen.

Yaşlıkavak : Van kenti, Bahçesaray ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Yaşlılar : Ellibeş yaşından yukarı özenci ve bağımsız koşuculara verilen ad.

Yaşlılar yönetimi : Toplumsal yaşamı ilgilendiren çeşitli sorunların yaşlı ve güngörmüş erkekler tarafından bir çözüme bağlanması; işlerin, bu erkeklerin oluşturduğu kurullarca yürütülmesi.

 

Yaşlılığa bağlı beyin omurilik atrofisi : Beynin koyu boz sarımsı, olukların geniş ve derinliklerini kaybetmesiyle belirgin, beyin- omurilik hacim ve ağırlığının yaşlılığa bağlı olarak azalması.

Yaşlılık atrofisi : Fizyolojik olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte parenkim hücrelerinin tedricen sayıca azalması sonucu oluşan, organ ve dokuların küçülmesi, senil atrofi.

Yaşlılık aylığı : Toplumsal Güvenceler Kurumunca yasanın öngördüğü durumlarda güvenceliliği sona eren işçiye yasasına göre bağlanan ve üç ayda bir ödenen aylık.

Yaşlılık bunaması : Yaşlanma sonucu olarak anlık süreç ve görevlerinde baş gösteren önemli çöküntüler.

Yaşlılık çıldırısı : Yaşlanma nedeniyle beyin dokularının çöküntüsü ve bu yüzden yakın geçmişin unutulması belirtileri gösteren ve iyileştirilemeyen hastalık.

Yaşlılık güvencesi : Çalışma güçlerini yitiren yaşlı kişilere geçimleri sağlanılmak üzere kurumlarca yapılan yaşlılık güvencesi.

Yaşlılık osteoporozisi : Yaşla birlikte vücut kemiklerindeki kitle kaybının normalin üzerinde olması.

Yaşlılık pigmenti : Yaşlanma pigmenti.

Yaşlılık retinopatisi : Gözde, retinanın incelmesi, küçülmesi, kistik bir yapı kazanması ve fibrozisiyle belirgin, yaşlı köpek ve atlarda görülen bir patolojik değişim.

Yaşlılık sağırlığı : Corti organındaki tüy hücrelerinin dejenerasyonu, koklea kanalı içerisindeki tüm epitel yapıların ve ilgili sinirlerin atrofisiyle spiral gangliyondaki sinir hücresi kaybı sonucu çift taraflı, yaşla birlikte artan, en belirgin olarak yaşlı köpeklerde görülen işitme gücünün azalması, prezbiyokuzi, presbiakuzis. Aşırı gürültü, arteryosklerozis ve beslenme gibi faktörlerle hızlanabilir.

Yaşlılık vestibüler sendromu : Köpeklerin idiopatik vestibüler sendromu.

Orta yaşlı : Ne genç ne de yaşlı olan.

Yaşlı başlı : Yaşlı, deneyimli ve görgülü, olgun.

Yaşlıca : Biraz yaşlı olan.

Yaşlıca başlıca : Yaşı biraz geçkin durumda olan, deneyimli (kimse).

Yaşlık : Yaş olma durumu, ıslaklık.

Yaşlılar yurdu : Huzurevi.

Yaşlılık : Yaşlı olma durumu.

Yaşlılık bilimi : Yaşlılık ve yaşlanmaya bağlı tüm klinik, biyolojik ve sosyolojik tıbbi sorunlarla ilgilenen bilim dalı, geriatri, gerontoloji.

Yaşlılık sigortası : Çalışanlara emekli olduktan sonra aylık veya toptan ödeme sağlayan sigorta türü, ihtiyarlık sigortası.

Diğer dillerde Yaşlı anlamı nedir?

İngilizce'de Yaşlı ne demek ? : aged