Yaşlılık sağırlığı nedir, Yaşlılık sağırlığı ne demek
Yaşlılık sağırlığı; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Corti organındaki tüy hücrelerinin dejenerasyonu, koklea kanalı içerisindeki tüm epitel yapıların ve ilgili sinirlerin atrofisiyle spiral gangliyondaki sinir hücresi kaybı sonucu çift taraflı, yaşla birlikte artan, en belirgin olarak yaşlı köpeklerde görülen işitme gücünün azalması, prezbiyokuzi, presbiakuzis. Aşırı gürültü, arteryosklerozis ve beslenme gibi faktörlerle hızlanabilir.
Yaşlılık sağırlığı anlamı, tanımı
Sağırlı : Afyon şehrinde, Bayat belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Şanlıurfa ili, Kanlıavşar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri
Yaşlı : Yaşı ilerlemiş, kocamış, ihtiyar kimse. Uzun yılları geride bırakmış. Yaşla dolmuş (göz). Yaşlanmış olan.
Sağı : Kuş tersi, kuş gübresi.
Sağır : İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse). İçi görülmeyen, donuk (cam). Vurulduğu zaman ses vermeyen. Isıyı az veren, geç ısınan. Ses geçirmeyen.
Yaşlılık : Yaşlı olma durumu.
Arteryosklerozis : Damar sertliği.
Sinir hücresi : Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesi (perikaryon) ile bu gövdeden uzanan sitoplâzmik uzantılardan (dendritler) ve aksondan meydana gelen, elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş sinir sisteminin temel hücreleri. Nöron. Çekirdek ve organellerin bulunduğu bir hücre gövdesiyle bu gövdeden uzanan stoplazmik uzantılardan ve aksondan meydana gelen elektrik impulslarını taşımak için özelleşmiş, sinir sisteminin temel hücreleri, nöron. Perikaryon adı verilen hücre gövdesiyle gövdeden çıkan dendrit adı verilen kısa uzantılar ve akson adı verilen tek uzun çıkıntı bulunan, sinir sisteminin esas elemanı ve fonksiyonel ünitesini oluşturan temel hücre, nöron, nöronum, nörosit. Karakteristik Özelliklerinden biri uzun ömürlü olması ve çevresindeki olaylar ile metabolik bozukluklardan çok etkilenmesidir ve yıkımlandiğında tekrar oluşmaz. Sinir hücresinin; uyarımları almak, iletmek, belli, hücresel etkinlikleri başlatmak, nörotransmiterleri ve diğer bilgi moleküllerini salgılamak gibi esas işlevleri bulunur. hücre gövdesinden (perikaryon), dendrit adı verilen sitoplazmik küçük uzantılardan ve akson (nörit) denen daha geniş ve uzun bir uzantıdan ibarettir. [Bakınız: sinir gözesi].
Corti organı : Memeli iç kulağında kohlea'ya uzunluğuna yerleşmiş zar üzerinde bulunan, çevresi sıvı ile sarılı, titreşime duyarlı duygu hücreleri (işitme kılları) sıralar hâlinde uzanan ve Corti zarı denen bir zar ile örtülmüş ses alınması ile ilgili yapı. Spiral organ. (M. Alm. Corti: İtalyan anatomi bilgini) İç-kulağın salyangoz kanalı içinde bulunan ve işitme kıllarını taşıyan bölgesi. İşitme sinirinden bir kol burada sonlanır.
Presbiakuzis : Yaşlılık sağırlığı.
Dejenerasyon : Yozlaşma. Soysuzlaşma. ve kim. Bozunum. [Bakınız: yozlaşma]. Bozulma. Hücre ve dokuların canlılığını koruyarak görev bakımından daha az etkin bir düzeye inmesi ve çeşitli yapısal değişimlere uğraması, dönüşümlü hücre zedelenmesi.
Gangliyon : Sinirlerde ve lenf damarlarında yer yer ortaya çıkan yuvarlak şişlik. Merkezî sinir sistemi dışında bulunan hücre gövdelerinin oluşturduğu kitle.
Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.
Belirgin : Belirmiş durumda olan, göze çarpan, besbelli, açık, bariz, sarih. Açık bir biçimde.
Beslenme : Vücut için gerekli besin maddelerini alma.
Gürültü : Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata. Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal. [Bakınız: ses etkileri]. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.
Taraflı : Yanı ve yönü olan. Herhangi bir yöreden olan. Yandaş.
İşitme : İşitmek işi. Duyma, sema (II).
Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.
Atrofi : Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.
Koklea : Salyangoz, sümüklü böcek, helezonsu kıvrım. İç kulağın bir bölümünü oluşturan ve vestibulumun devamı olan kemik labirintli salyangoz biçimindeki kanal, modiyolus.
Diğer dillerde Yaşlılık pigmenti anlamı nedir?
İngilizce'de Yaşlılık pigmenti ne demek ? : lipofuscine

Bu kısımda Yaşlılık sağırlığı nedir? Yaşlılık sağırlığı ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yaşlılık sağırlığı tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yaşlılık sağırlığı hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.