İşitme nedir, İşitme ne demek

  • İşitmek işi.
  • Duyma, sema (II)

"İşitme" ile ilgili cümle

  • "Bunu işitmeye ne kadar muhtaçmış!" - A. Ağaoğlu

Osmanlıca İşitme ne demek? İşitme Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

sem'î, asab-ı sem'î

İşitme tanımı, anlamı:

Duyma : Duymak işi.

İşitme kesesi : Suda yaşayan bazı omurgasız hayvanlardan, işitme taşını içinde bulunduran akışkan sıvılı organ, otosist.

İşitme taşı : Omurgalılarda ve bazı omurgasızlarda denge organı olan, iç kulakta bulunan kalker parçacıkları, otolit.

Renkli işitme : Ses duyumu sırasında göze birtakım renklerin görünmesi durumu.

İşitmek : Haber almak. Kulakla algılamak, duymak.

İşitmemezlik : İşitmemiş, duymamış gibi davranma.

Ağır işitmek : Kulakları iyi işitmemek, az işitmek.

Azar işitmek : Azarlanmak.

Davul çalsan işitmez : Uykusu çok ağır, derin uykuda. sağır.

Kulağı ağır işitmek : Kulağı iyi işitmemek.

Laf işitmek : Azarlanmak, birisi kendisine darılmak.

Methini işitmek : Ününden haberdar olmak.

Söz işitmek : Laf işitmek.

Sema : Mevlevi dervişlerinin ney, nısfiye vb. çalgılar eşliğinde, kollarını iki yana açıp dönerek yaptıkları ayin. Gök. İşitme, duyma.

İşitme ile ilgili Cümleler

  • Benim işitmem kötü.
  • İşitme kaybında kulak içi cihazlar işe yarar mı?
  • Tom'un işitme güçlüğü var.
  • Çocukların keskin bir işitme duyusu var.
  • Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.
  • İşitmesi çok kötü, neredeyse sağır.
  • İşitme güçlüğü vardı ve yürüyemiyordu.
  • İşitme güçlüğü varmış gibi davrandı.
  • Onlar işitme menzili içinde.
  • O dönemde işitme engelliler için okul yoktu.
  • İşitmen nasıldı?
  • İşitmem eskisi kadar iyi değil.
  • O evimin işitme menzilinde yaşıyor.
 

Diğer dillerde İşitme anlamı nedir?

İngilizce'de İşitme ne demek? : adj. hearing, audio, auditory

n. hearing, audition

Fransızca'da İşitme : audition [la], ouïe [la]

Almanca'da İşitme : Gehör

Rusça'da İşitme : n. слух (M), акустика (F)

adj. слуховой