Sema nedir, Sema ne demek

Sema; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Sema" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Burası ufukları geniş, seması bulutsuz, güneşi berrak bir yeşil saha idi." - H. C. Yalçın

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: semah]

Sema isminin anlamı, Sema ne demek:

Kız ismi olarak; Gökyüzü.

Sema tanımı, anlamı:

Alaimisema : Gökkuşağı.

Semahane : Mevlevi tekkelerinde dervişlerin sema yaptıkları özel bölüm.

Semafor : Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet. İki gemi veya gemi ile kıyı istasyonu arasında haberleşmede kullanılan üç kollu işaret sütunu.

Semah : Alevi ve Bektaşi topluluklarında yaygın olan ve müzik eşliğinde uygulanan tören nitelikli oyun.

Semahat : Cömertlik.

Semai : Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk şiiri türü. Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen (söz). Klasik Türk müziğinde iki basit usulden biri.

Semai kahvesi : Halk şairlerinin toplandıkları, sazlı sözlü eğlencelerin yapıldığı, semai, mâni ve türkülerin okunduğu kahve.

Seman : Bir metalle temas durumunda ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı elementlerden bir veya birçoğunu o metalin yüzeyine yayan madde. Diş köklerini kaplayan sert madde.

 

Semantik : Anlam bilimi. Anlam bilimsel.

Semaver : Özellikle çay demlemekte kullanılan, içinde kömür yakacak ocağı bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç vb. metallerden yapılmış musluklu kap.

Semavi : Gökle ilgili, göğe ilişkin.

Semazen : Semada dönen derviş.

Semazenbaşı : Mevlevilikte semayı yöneten dede.

Saz semaisi : Klasik Türk müziğinde faslın en son çalınan sözsüz parçası.

Sengin semai : Yürük semai.

Yürük semai : Türk müziği usullerinden biri, sengin semai.

İşitme : Duyma, sema. İşitmek işi.

Duyma : Duymak işi.

Mevlevi : Mevlevilik tarikatına bağlı kimse.

Derviş : Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse. Kırlangıç balığının küçüğü.

Nısfiye : Bir tür kısa ney.

Çalgı : Çalgı çalma, müzik. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Müzik topluluğu.

Döner : Bir eksene geçirilmiş etlerin döndürülerek pişirilmesiyle yapılmış olan kebap, döner kebap. Dönmekte olan, dönen, dönecek biçimde düzenlenen.

Gök : İçinde gök cisimlerinin hareket ettiği sonsuz boşluk, uzay, sema, asuman, feza. Bu renkte olan. Olgunlaşmamış. Gökyüzünün, denizin rengi, mavi veya yeşile çalan mavi. Yeryüzü üzerine mavi bir kubbe gibi kapanan boşluk, gök kubbe, sema.

 

Sema çekilmek : Semahın oynanması

Semagül : (sema:gül) Bir kız ismi olarak anlamı; Göüyüzünün gülü.

Semah çekmek : Semah oyununu oynamak

Semanur : (sema:nur) Bir kız ismi olarak anlamı; Gökyüzünün aydınlığı, ışığı.

Diğer dillerde Sema anlamı nedir?

İngilizce'de Sema ne demek? : [SEMA] v. sow; intersperse, scatter; spread; lose, miss

n. seme

n. sky, heaven, firmament, welkin

Almanca'da Sema : Himmel

Rusça'da Sema : n. небо (N), небеса (PL), слушание (N)