Auditon türkçesi Auditon nedir

Auditon ingilizcede ne demek, Auditon nerede nasıl kullanılır?

Auditor : Dinleyici öğrenci. Mali denetçi. Murakıp. Hesap kontrolörü. Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci. Denetmen. Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi. Hesap denetçisi. Denetçi. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci.

Auditoria : Toplantı salonu. Oditoryum. Konser salonu. Konferans salonu.

Auditorial : İşitme ile ilgili. İşitmeye özgü.

Auditorium : Seslendirme işliği. Dinleme salonu. Seyircilerin oturup oyun ya da gösteri seyrettikleri kapalı ya da açık yer. Salon. Oditoryum. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan. Konferans salonu. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Seslendirme, sonradan seslendirme, sözlendirme, vb. çalışmaların yapıldığı, ses geçirmez, sesdağılımı düzgün salon.

Auditorium area : Seyir alanı. Seyir yerinin bulunduğu yer.

 

Auditory agnosia : İşitsel agnozi.

Auditoriums : Konser salonu. Konferans salonu. Oditoryum. Oditoryumlar. Toplantı salonu.

Auditory apparatus : İşitme organı.

Auditory ability : İşitme yeteneği. Culicidae ailesindeki sivrisineklerde bulunan özellik. birçok culicidae erkeği antenlerinin ikinci segmentinde bulunan johnston organı vasıtasıyla dişinin kanat vuruşlarını (yaklaşık 250-350 hz) duyabilirler ve cezbolurlar. dişiler erkeğin kanat vuruşlarını (250-500 hz) hissedemez ve bu nedenle erkeklerden kaçamazlar.

Auditors : Denetici. Denetleyiciler. Dinleyici öğrenci. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Denetçi. Denetçiler. Hesap kontrolörü.

İngilizce Auditon Türkçe anlamı, Auditon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Audition : Giriş sınavı. Duyma gücü. Ses sınavı yapmak. Koro. Yetenek denemesi. İşitme gücü. Kulak sınavı. Seçme (tiyatro vs. için). Eleme. Herhangi bir tiyatroda oyuncu olarak çalışmak üzere yapılan sınav, ya da tiyatro okuluna oyuncu olmak için yapılan seçme sınavı.

Component : Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Parça. Tamamlayıcı parça. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler. Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Cüz. Birleşen. Kimyasal bileşikleri oluşturan daha yalın bileşikler ya da öğeler. Eleman. Bir bilgisayar donanımını oluşturan en küçük herhangi bir öğe. bileşen sözcüğü de kullanılmaktadır.

 

Annexe : İlaveler. Ekleme. Ek yapı. İlave. Ek bina. Ek. Lahika. Müştemilat. Eklenti. İlhak.

Attachment : Alıkoyma. Aksesuar. El koyma (zorödetim). Bitiştirme. Bağlılık. İlgi. Alma. Arkadaşlık. Bağlanma. Virüs çoğalma döngüsünün ilk adımı, virüsün hedef hücreye tutunduğu aşama.

Hearing : Sorgu. Savunma. Celse. Dinleme. Oturum. Söz hakkı. Yargıtay duruşması. Duruşma oturumu. Görüşme. Duruşma.

Aural : İşitsel. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). Kulak. Duyumsal. İşitmeyle ilgili. Kulağa ait. Kulak veya duyma organına ait. İşitme ile ilgili.

Improver : Düzenleyici. Düzeltici. Reformcu. Çırak. Gönüllü çalışan kimse. Islahatçı. Geliştirici. Yenilikçi. Düzelten kimse.

Auditory : Duyumsal. İşitsel. Dinleme salonuna ait. İşitme ile ilgili. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili. Oditori.

Elongation : Uzatma. Sürdürme. Uzanma. Boyuna. Germe. Devam. Isıtma ya da çekme ile bir cismin boyca büyümesi. Genişleme. Elongasyon. 50 s ribozamal alt birimindeki p noktasına tutunmuş olan peptit zincirinin uzaması, elongasyon.

Additive : Çoğalan. İlave. Toplanır. Ek katkı. Toplamsal. Katkı maddesi. Katkı. Katık. Katılacak.

Auditon synonyms : extension, constituent, sensation, afterthought, add on, element, audio, perform, wing, annex, read, try out, hearings, feeling.

Auditon zıt anlamlı kelimeler, Auditon kelime anlamı

Decrease : Düşüş göstermek. Küçülmek. Eksilmek. Azalmak. Düşmek. Azaltmak. İnmek. Azalma. İnişe geçmek. Eksilme.

Subtraction : Çıkarma. Çıkarma işlemi. Eksilme. Kesinti. Eksiltme.