Auditor türkçesi Auditor nedir
- Hesap kontrolörü.
- Denetmen.
- Dersi dışarıdan izleyen öğrenci.
- Dinleyici öğrenci.
- Denetçi.
- Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi.
- Murakıp.
- Mali denetçi.
- Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
- Denetici.
- Hesap denetçisi.
- Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci.
- Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi.
- Teftiş elemanı.
Auditor ile ilgili cümleler
English: Can you meet me in the auditorium?
Turkish: Beni oditoryumda karşılayabilir misin?
English: Ali asked the janitor to open the door to the auditorium.
Turkish: Ali hizmetliden konferans salonuna giden kapıyı açmasını istedi.
English: Ali grabbed the microphone and yelled "The auditorium is on fire!"
Turkish: Ali mikrofonu kaptı ve bağırdı "toplantı salonu yanıyor!"
English: Everybody's in the auditorium.
Turkish: Herkes toplantı salonunda.
English: Do the students sit in the auditorium?
Turkish: Öğrenciler konferans salonunda mı oturuyor?
Auditor ingilizcede ne demek, Auditor nerede nasıl kullanılır?
Account auditor : Hesap uzmanı. Hesap denetimi yapan maliye bakanlığı denetçisi.
Bank auditor : Banka murakıbı. Banka işlerini denetlemek amacıyla banka genel kurulu tarafından seçilen kişi.
Environmental auditor : Çevre denetçisi.
Auditoria : Konferans salonu. Konser salonu. Oditoryum. Toplantı salonu.
Auditorial : İşitmeye özgü. İşitme ile ilgili.
Auditorship : Denetmenlik. Denetcilik.
Auditoriums : Oditoryum. Konser salonu. Konferans salonu. Toplantı salonu. Oditoryumlar.
Auditors report : Denetçi raporu. Denetmen raporu. Mali bir denetmenin raporu.
Auditors : Dinleyici öğrenci. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Denetçiler. Hesap kontrolörü. Denetleyiciler. Denetici. Denetçi.
Auditory ability : Culicidae ailesindeki sivrisineklerde bulunan özellik. birçok culicidae erkeği antenlerinin ikinci segmentinde bulunan johnston organı vasıtasıyla dişinin kanat vuruşlarını (yaklaşık 250-350 hz) duyabilirler ve cezbolurlar. dişiler erkeğin kanat vuruşlarını (250-500 hz) hissedemez ve bu nedenle erkeklerden kaçamazlar. İşitme yeteneği.
İngilizce Auditor Türkçe anlamı, Auditor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Auditor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attender : Yardım eden. Servis yapan. Eşlik eden. Hizmet eden. Katılımcı. Eşlik eden kimse.
Supering : Kaliteli şey. Süper. Gözetmen. Kıyak. Bina sorumlusu. Birinci sınıf mal. Kapıcı. Polis şefi. Fazlalık.
Inspectors : Müfettiş. Kontrolör.
Inspector : Eğitim ve öğretim kurumlarındaki çalışmaların yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yürüyüp yürümediğini incelemek ve denetlemekle görevli kimse. Muayeneci. Muayene memuru. Sakçı komiseri. Müfettiş. Komiser. Denetleyici.
Beholder : Seyreden. Seyirci. Bakan kimse.
Comptrollers : Müfettiş. Sayman müdür. Kontrolör. Sayman. Denetleyici.
Audience : (okuyucu veya dinleyici) kitle. Huzura kabul. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seyirci. İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu. İzleyici. Okuyucu kitlesi. İzlerçevre. Huzur.
Controller : Kontrolcü. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Muhasebeci. Kumanda aygıtı. Sıcaklık, basınç ya da nem değişmelerinden etkilenerek bazı araçlarla bunu önleyecek hareket olanağı sağlayan aygıt. Müfettiş. Kontrolör.
Accountant : Muhasebeci. Sayman. Sayışmanlığı yöneten bu bilim dalında yetkisi olan kişi. Sayışman. Sayışımcı. Muhasip. Genel anlamıyla sayışmanlıkta aylıkla çalıştırılan ve sayışmanlık işlerini çoğunluğu ile yapabilecek bir yetenekte bulunan kişi. Hesap uzmanı.
Censors : Eleştirici. Sansürcü. Sansür memuru. Sansür etmek. Sansür. Sansürlemek. Sansür uygulamak. Sansürden geçirmek. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de).
Auditor synonyms : internal auditor, censor, percipient, overseers, observer, listener, superintendents, comptroller, perceiver, eavesdropper, assessor, film examiner, hearer, visitor, checker, chartered accountant, auditors, supers, overseer, examinator, super, controllers, supervisor, inspecteur, examiner, superintendent.
Auditor ingilizce tanımı, definition of Auditor
Auditor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A hearer or listener.

Bu kısımda Auditor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Auditor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Auditor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Auditor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.