Bank auditor türkçesi Bank auditor nedir
- Banka işlerini denetlemek amacıyla banka genel kurulu tarafından seçilen kişi.
- Banka murakıbı.
- İktisat alanında kullanılır.
Bank auditor ingilizcede ne demek, Bank auditor nerede nasıl kullanılır?
Bank : Yokuş. Küme. Kara sahanlıklarında görülen, alanları ve biçimleriyle ayrımlı, derinlikleri genellikle 5-20 m. arasında değişen, balık bakımından zengin sığlıklara verilen ad. Basamak. Uçağın bir yana yatması. Yığmak. Sıra. Silindir arası (motor). Yığılmak. Önlemek.
Auditor : Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Murakıp. Hesap denetçisi. Dinleyici öğrenci. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mali denetçi. Teftiş elemanı. Denetici. Denetçi.
Board of sworn bank auditors : Bankalar yasası'yla diğer yasaların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını ve her türlü bankacılık işleminin denetimiyle, bankaların varlıkları, alacakları, öz kaynakları, borçları, kar ve zarar hesapları arasındaki ilişki ve dengelerin, finansal yapıyı etkileyen tüm öğelerin tespit ve analiziyle uğraşan, para ve kredi sorunlarıyla ilgili her türlü inceleme ve araştırmayı yapmakla görevli bankacılık düzenleme ve denetleme kurumuna bağlı denetim örgütü. Bankalar yeminli murakıpları kurulu.
Bank acceptance : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Banka kabulü banka akseptansı. Bir bankanın müşterisi adına çekilen poliçeyi süresi dolduğunda ödeyeceği konusunda güvence vermesi. krş. akreditif. Üzerine çekilmiş olan tecimsel belgit, çek ya da ödeğin bankaca kabul edilmesi. Bankanın kendi üzerine çekilen poliçeyi kabulü. Banka kabul kredisi. Banka kabulü. Banka akseptansı. Kabul kredisi.
Bank account : Bankada açtırılan hesapları izlemek ve gerektiğinde denetim ve karşılaştırma yapmak için tutulan kayıt. Gerçek ve tüzel kişilere ilişkin işletmelerce çeşitli bankalara yapılan borçlu ve alacaklı ödemelerin gidişini izlemek amacıyla açılan sayışım. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bankalar hesabı. Banka hesabı. Banka sayışımı. Firmanın özel finans kurumlarındaki cari hesap ve kar bakiyeli katılma hesapları toplamları ile yurtiçi ve yurtdışı bankalardaki vadesiz ve bir yıldan daha kısa süreli vadeli hesapların faizli bakiyeleri toplamlarının izlendiği hesap.
Bank advance : Bankaların güvencesiz veya güvenceli (ayni ya da kişisel güvence) karşılığı açtıkları ve vade sonunda bir defada geri ödenmesi zorunlu olan kısa vadeli kredi. krş. açık kredi. Banka öndeliği.
İngilizce Bank auditor Türkçe anlamı, Bank auditor eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bank auditor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bank examiner : Bankalar murakıbı. Banka denetçisi. Bankaların güvenirliliğini sağlamak üzere habersiz olarak denetim yapmakla görevli olan kişi. Bankalarda yapılan işlemleri inceleyen ve denetleyen kişi. Bankalar yeminli murakıbı. Banka müfettişi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Bank auditor synonyms : abnormal budget expenditures, a group shares, a change in demand, a change in individual demand, ability rent, a shift in supply, a change in supply.

Bu kısımda Bank auditor kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bank auditor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bank auditor anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bank auditor ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.