Denetleyici nedir, Denetleyici ne demek
Denetleyici; Sinema alanında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Av gözetleyen.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Denetleme kurulu üyesi.
Denetleyici kısaca anlamı, tanımı
Dene : Tane: Bahçeye beş dene kuzu girdi. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Tane. Tane, adet. Buğday ve benzerleri mahsulün tanesi. Defa. Dokuma tezgâhında çalışan kadınlara armağan olarak gönderilen kuruyemiş ve şekerleme. (Yenikent Aksaray Niğde). Tane, habbe
Denet : Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
Düzenleyici ve denetleyici kurumlar : Serbest piyasa ekonomisinde etkinlikte bulunan işletmelerin, tüketicilerin hak ve çıkarlarını korunmak, piyasayı düzenlenmek, denetlenmek, piyasayı rekabet esasları çerçevesinde işler duruma getirmek, bu çerçevede denetleyici ve gerekiyorsa yaptırımlar uygulamak amacıyla bağımsız idari nitelikli olarak kurulan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, Rekabet Kurumu, Kamu İhale Kurumu gibi kurumlar.
Denetleme kurulu : Devlet kuruluşlarında denetim işini yapmakla görevli üyelerin oluşturduğu kurul, denetim kurulu, teftiş heyeti, teftiş kurulu. Bir kuruluşun yasalara ve kendi amacına uygun olarak çalışıp çalışmadığını denetleyen kurul.
Denetleme : Denetlemek işi. Bir görevin yolunda yürütülüp yürütülmediğini anlamak için yapılmış olan araştırma, denetim, bakı, teftiş, murakabe, kontrol.
Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.
Kurul : Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble.
Gözet : Baharda geceleri hayvan otlatılan yer. Gözetleme yeri.
Göze : Hücre. Su kaynağı.
Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.
Av : Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.
Diğer dillerde Denetleyici anlamı nedir?
İngilizce'de Denetleyici ne demek ? : censor, scissor, censcissor, watchdog

Bu kısımda Denetleyici nedir? Denetleyici ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Denetleyici tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Denetleyici hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.