Gözet nedir, Gözet ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Baharda geceleri hayvan otlatılan yer.
Gözetleme yeri.
Gözet ile ilgili Cümleler
- Yardım edileceği vakit önce akrabalar gözetilir.
- Gözetlemek istemedim.
- Ali her şeyi gözetecek.
- Annem, babam çocuklar arasında hiçbir ayrıcalık gözetmezlerdi.
- Gözetlemede muhtemelen büyük bir hata olduğunu zannediyorum.
- Bu banka her zaman kendi çıkarlarını gözetir.
- Senin için Tom'u gözetlememi ister misin?
- Dünyalılar yabancı gözetim altına girdi ve büyük bir savaşı engelledi.
- Neden Tom'u senin için gözetlemeyi istiyorum?
- Ali oda arkadaşını gizlice gözetledi.
- Onu kolla, gözetim altında tut ama bunu ona hiç belli etme.
- Tom'u gözetiyorum.
- Ben mi gözetliyordun?
- Gerçekten Tom'u gözetlememi istiyor musun?
- Siz erkekler ekseriya nikâhlı kadınla nikâhsız kadınlarınız arasında bir fark gözetirsiniz.
- Meseleyi taraf gözetmeden aksettirmek için o yazıdan da bir parça almak isterdik.
Gözet ile ilgili Atasözü veya Deyim
aslan kocayınca sıçan deliği gözetir : güçlü olduğunda ağır ve büyük işler yapan, büyük kazançlar elde eden kimse, güçten düşünce pek küçük işlerle uğraşır, azla yetinir anlamında kullanılan bir söz.
ayrıcalık gözetmek : ayrıcalık tanımak.
(birini) görüp gözetmek : korumak, yardım etmek, mukayyet olmak.
çıkar gözetmek : çıkarına bakmak.
fark gözetmek : ayrı tutmak.
gözetim altında tutmak : göz önünden ayırmamak.
gözetime almak : gözetmek.
sıra saygı gözetmek : karşılıklı saygı göstermek.
taraf gözetmek : birinden yana olmak.
Gözet tanımı, anlamı
Eksik gözetmek : Eksik görmek, zaif görmek.
Görüp gözetmek : Beklemek, gözetlemek. İdare etmek, bakmak.
Gözet daşı : Etrafı gözetlemeye elverişli yüksek yer.
Gözetdemek : Gözetlemek.
Gözetdemeyh : Gözetlemek.
Gözetebilme : Gözetebilmek işi.
Gözetebilmek : Gözetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Gözetıeç : Metal yapıları inceleme ve gözetlemede kullanılan ve bir dizi mercek ile yapının görüntüsünü büyütüp göze yansıtan aygıt.
Gözetim belgesi : Ülke ekonomisine yönelik dış ticaret kaynaklı bir risk ortaya çıktığında, dışalım ve dışsatımı gözetim altında tutmak amacıyla yetkili kuruluş veya kuruluşlar tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen belge.
Gözetimli dalgalanma : Esnek kur sisteminde, döviz kurundaki istikrarı korumak amacıyla döviz piyasasına para yetkesinin müdahale ettiği serbest dalgalanma türü.
Gözetimli oyun : Bütün çocukların tam ve eşit olarak katılmalarını sağlamak için bir öğretmen ya da yardımcısının gözetimi ve yönetimi altında oynanan oyun.
Gözetleçbilim : Metalbilimin, gözetleç kullanan dalı.
Gözetleçli inceleme : Gözetleç kullanarak, metal yüzeyleri inceleme işi.
Gözetlek : Takvim.
Gözetlemecilik : Soyunan ya da cinsel ilişkide bulunan insanları gözetleyerek cinsel doygunluk sağlama.
Gözetleniş : Gözetlenme işi, dikizleniş.
Gözetlenme : Gözetlenmek işi, dikizlenme.
Gözetletme : Gözetletmek işi veya durumu, dikizletme.
Gözetleyebilme : Gözetleyebilmek işi dikizleyebilme.
Gözetleyebilmek : Gözetleme imkânı veya olasılığı bulunmak, dikizleyebilmek.
Gözetleyiş : Gözetleme işi, dikizleyiş.
Gözettirme : Gözettirmek işi.
Güdüp gözetmek : Göz kulak olmak, korumak.
Gümrük gözetim bölgesi : Kara sınırlarından içeriye ya da deniz kıyılarından açığa doğru, üzerinde gümrüğün özel bir yetkisi bulunan bölge.
Gümrük gözetimi : Gümrük vergisi ödenmemiş ya da genellikle gümrükle ilişiği kesilmemiş mallar üzerinde gümrüğün gözetme hakkı. Gümrük idareleri tarafından, gümrük mevzuatına ve gereken hallerde gümrük gözetimi altındaki eşyaya uygulanacak diğer hükümlere uyulmasını sağlamak üzere uygulanan işlemler.
İleri gözetleyicilik : İleri gözetleyicinin yaptığı iş.
Metal gözetleci : Katı nesnelerin ve özellikle metallerin, yapılarını incelemeğe uygun gözetleç.
Piyasa gözetimi : Borsada işlem gören taşınır değerlerde gerçekleşen olağandışı fiyat ve/veya miktar hareketleri ile içerden öğrenenlerin ticareti gibi yasal olmayan etkinliklerin ilgili kuruluş veya bağımsız bir birim tarafından izlenmesi, incelenmesi ve değerlendirilmesi.
Uluslararası gözetim şirketleri : Uluslararası ticari kuralların gereği olarak mevzuat, satış akdi veya akreditifler gereğince tartı ve çözümleme yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda, ticarete konu olan malda aranan özelliklerle ilgili kalite kontrol ve tartı işlemlerini yaparak ilgili raporları düzenleyen, söz konusu işlemleri gerçekleştirmek için her türlü laboratuvarı kurup işletmek, dışalım ve dışsatım işlemlerinde eşgüdümü sağlamak amacıyla kurulan tarafsız kuruluşlar.
Gözetici : Gözetleme yapan kimse. Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. Koruyucu kimse.
Gözeticilik : Gözeticinin yaptığı iş. Gözetici olma durumu.
Gözetilme : Gözetilmek işi.
Gözetilmek : Gözetme işi yapılmak veya gözetme işine konu olmak.
Gözetim : Gözetme işi, nezaret. Himaye. Gözaltı.
Gözetiş : Gözetme işi.
Gözetleme : Gözetlemek işi, dikiz, dikizleme, erkete.
Gözetleme deliği : Kapının dışındakileri görmeye yarayan ve kapı ortasında açılmış mercekli delik, dikizlik.
Gözetlemek : Birine veya bir şeye gizlice bakmak, dikizlemek. Birinin yaptıklarını belli etmeden izlemek.
Gözetlenmek : Gözetleme işi yapılmak, dikizlenmek.
Gözetletmek : Gözetleme işini birine yaptırmak, dikizletmek.
Gözetleyici : Gözetleme işini yapan kimse, dikizci, erketeci.
Gözetleyicilik : Gözetleyicinin yaptığı iş, dikizcilik, erketecilik.
Gözetme : Gözetmek işi.
Gözetmek : Korumak, bakmak, özen göstermek, himaye etmek. Kayırmak. Bir sonuca giderken bütün ayrıntı ve etkenleri dikkate almak. Kollamak, beklemek. Önem vermek, göz önünde bulundurmak, ayrı tutmak.
Gözetmen : Sınavın kurallara uygun bir biçimde yapılmasını sağlayan kimse, gözcü. Film çalışmalarında yapımcı adına filmin sanat, teknik ve para yönünü düzenleyen kimse.
Gözetmenlik : Gözetmenin yaptığı iş.
Gözettirmek : Gözetme işini yaptırmak, gözetmesini sağlamak.
İleri gözetleyici : Düşman birliklerini bulunduğu noktadan gözetleyerek bombardımanın başarılı yapılması için gerekli koordinatları veren kişi.
Diğer dillerde Gözesel büyüme anlamı nedir?
İngilizce'de Gözesel büyüme ne demek ? : cellular growth


Bu kısımda Gözet nedir? Gözet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Gözet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Gözet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.