Supervisory türkçesi Supervisory nedir

Supervisory ingilizcede ne demek, Supervisory nerede nasıl kullanılır?

Supervisory body : Kontrol organı. Teftiş organı.

Supervisory council : Kontrol kurulu. Murakabe heyeti. Denetim heyeti.

Supervisory program : Gözetici izlence. Gözetim programı. Yönetici program. Yönetici bağdarlama. Gözcü program.

Supervisory signals : Gözetim işaretleri. Gözcü işaretleri.

Supervisory system : Gözetim sistemi. Gözcü sistem.

Bank supervisor : Bankacılık faaliyetlerinden sorumlu görevli. Banka denetleyicisi.

Regulatory and supervisory agencies : Düzenleyici ve denetleyici kurumlar. Serbest piyasa ekonomisinde etkinlikte bulunan işletmelerin, tüketicilerin hak ve çıkarlarını korunmak, piyasayı düzenlenmek, denetlenmek, piyasayı rekabet esasları çerçevesinde işler duruma getirmek, bu çerçevede denetleyici ve gerekiyorsa yaptırımlar uygulamak amacıyla bağımsız idari nitelikli olarak kurulan bankacılık düzenleme ve denetleme kurumu, enerji piyasası düzenleme kurulu, rekabet kurumu, kamu ihale kurumu gibi kurumlar.

Lighting supervisor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse. Görüntü yönetmeni.

 

Supervisor call : Yönetici program çağrısı.

Make up supervisor : Başmakyajcı. Bütün makyaj çalışmalarını yöneten, sanatçılara göre makyaj çeşitlerini, karakter makyajlarının temellerini saptayan kimse. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Supervisory Türkçe anlamı, Supervisory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supervisory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Directorial : Yönetimsel. Yönetime ait. İdari. İdare ile ilgili. İdareye ait. Rejiye ait. Müdür ile ilgili. Sahneye koyma ile ilgili.

Observational : Gözlemsel. Farkında olma ile ilgili. Gözetimle ilgili.

Watchdog : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Fitil durdurma tertibatı. Denetleme kurulu üyesi. Zamanlayıcı. Firmanın faaliyetlerini inceleyen kişi. Bekçi köpeği. Gözlemci. Takipçi. Güvenlik zamanlayıcısı.

Managerial : İdari. Yöneticilik. Yönetimle ilgili. Müdüre ait. Yönetimsel. Yönetime ait.

Executive : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İdareci. Yönetici. Yürütme. Uygulama ile ilgili. Yönetim. İcra. Yürütücü. Yetkili. Yönetimsel.

 

Administrative : İdari. Yönetimsel. Yönetimle ilgili. Yönetici.

Controlling : Denetim. Kontrol. Kumanda. Kontrol eden. Murakabe. Kontrol etme. İdare etme.

Scissor : Makas. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme. Denetleme kurulu üyesi. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme. Makasla kesmek.

Inspector : Müfettiş. Sakçı komiseri. Denetmen. Komiser. Kontrolör. Denetimci. Muayene memuru. Muayeneci. Denetçi.

Invigilating : Sınavda gözcülük etmek.

Supervisory synonyms : supervisor, controller, censor, censcissor, supervisorship, comptroller, comptrollers.

Supervisory ingilizce tanımı, definition of Supervisory

Supervisory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, supervisory powers. Of or pertaining to supervision.