Watchdog türkçesi Watchdog nedir

  • Çomar.
  • Takipçi.
  • Denetleyici.
  • Zamanlayıcı.
  • Firmanın faaliyetlerini inceleyen kişi.
  • Güvenlik zamanlayıcısı.
  • Gözlemci.
  • Bekçilik eden kimse (yolsuzluklara karşı).
  • Fitil durdurma tertibatı.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Bekçi köpeği.
  • Denetleme kurulu üyesi.
  • Bekçilik etmek (yolsuzluklara karşı).

Watchdog ile ilgili cümleler

English: Maybe we need to get a watchdog.
Turkish: Belki bir bekçi köpeği almamız gerekiyor.

English: We need a watchdog.
Turkish: Biz bir bekçi köpeği lazım.

English: Ali threw a piece of meat to the watchdog.
Turkish: Ali bekçi köpeğine bir parça et attı.

Watchdog ingilizcede ne demek, Watchdog nerede nasıl kullanılır?

Watchdog committee : Yasadışı eylemlere karşı tetikte olan makam.

Watchdog timer : Gözcü saati. Koruma saati. Gözcü zamanlayıcısı. Gözetim saati. Koruma zamanlayıcısı. Güvenlik zamanlayıcısı.

Watchdogs : Bekçi köpeği.

Watch and ward : Sürekli tetikte olma. Nöbet tutma. Sürekli uyanık olma. Devamlı olarak gözetleme.

Watch band : Saat kulpu. Saat kordonu. Saati bileğe dolamak için kullanılan kayış. Saat kayışı.

Watch bracelet : Saat kordonu.

Watch chain : Saat zinciri. Köstek. Saat kösteği.

Watch box : Bekçi kulübesi. Nöbetçi kulübesi.

Watch crystal : Saatin yüzünü koruyan kapak. Saat camı. Saat kapağı. Saatin ön yüzünü koruyan içbükey-dışbükey cam.

 

Watch expression : Gözcü deyimi. Gözcü ifadesi.

İngilizce Watchdog Türkçe anlamı, Watchdog eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Watchdog ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Supervisor : Şef. Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Süpervizör. Yönetici. Sürveyan. Müdür. Denetçi. Murakıp. Denetmen.

Controlling : Kumanda. Kontrol etme. Murakabe. Kontrol. Kontrol eden. Denetim. İdare etme.

Comptrollers : Murakıp. Sayman. Müfettiş. Denetçi. Kontrolör. Sayman müdür.

Defender : Ünvanını koruyan şampiyon. Koruyucu kimse. Savunma oyuncusu. Savunan kişi. Savunan. Tarafını tutan. Müdafaa eden. Savunan kimse. Savunucu. Müdafi.

Students : Araştırıcı. Öğrenci. Öğrenciler. Stajyer.

Tracker : Kaydırmacı. İzci. Bant merkezleyici. İz sürücü. İz süren kimse. Takip cihazı. Kaydırma arabasını yönetmekte uzmanlaşmış kişi. İzleyen kimse.

Protector : Dayı. Veli. İltimasçı. Muhafaza edici. Gözetici. Hami. Mevla. Koruyucu. Sahip. Kral vekili.

Student : Talebe. Okuvcu. Araştırıcı. Uzman. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Öğrenci. Stajyer. Tilmiz. Mektepli.

Censor : Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansür etmek. Ön denetim. Sansür memuru. Eleştirici. Sansür. Sansürlemek.

Controller : Kontrol aygıtı. Murakıp. Kontrol birimi. Kontrolcü. Muhasebeci. Kumanda aygıtı. Denetici. Denetmen. Denetçi. Tecimsel kuruluşlarla diğer kurumlarda özellikle sayışım işlerini inceleyen ve denetleyen kişi.

 

Watchdog synonyms : guard dog, housedog, attack dog, pinscher, kuvasz, scouter, successor, working dog, supervisory, observational, shielder, chaser, pursuer, guardian, comptroller, mastiff, inspector, watchdog timer, tagalongs, observer, pursuers, scouters, bandog, shadower, watchdogs, censcissor, mastiffs, scissor, tagalong, follower, timer, schipperke, followers.

Watchdog ingilizce tanımı, definition of Watchdog

Watchdog kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A dog kept to watch and guard premises or property, and to give notice of the approach of intruders.