Account auditor türkçesi Account auditor nedir

  • Hesap uzmanı.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Hesap denetimi yapan maliye bakanlığı denetçisi.

Account auditor ingilizcede ne demek, Account auditor nerede nasıl kullanılır?

Account : Açıklamak. Tanım. Hesap. Yarar. Hesaba katma. Hesap vermek. Olarak görmek. Hesap verme. Yakalamak (av). İtibar.

Auditor : Murakıp. Denetçi. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Denetmen. Dinleyici öğrenci. Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi. Mali denetçi. Hesap denetçisi. Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Account activity : Hesap aktivitesi. Hesap hareketi. Hesabın işleme sıklığı. Bir hesaptaki değişiklikler veya işlemler (bankada, vs.).

Account agreed upon : Üç, altı, ayda ya da yılda bir alış veriş ettiği kişilere ilişkin sayışımların bankalarca çıkartılarak kendilerine verilmesi (bu sayışım karşı tarafça incelenir ve sonuçlarda beraberlik sağlanarak imzalanır ve bir tıpkısı düzenleyen bankaya geri verilir). Kesin sayışım. Üzerinde anlaşmaya varılmış hesap.

 

Account analysis : Bir hesabın bakiyesini hesaplamak ve önceden gerçeklemiş olan işlemleri incelemek. Muhasebe analizi. Hesap analizi.

Account auditing : Hesap denetimi. İşletme ve kurumların hesaplarının yasalar gereği maliye bakanlığınca denetlenmesi.

İngilizce Account auditor Türkçe anlamı, Account auditor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Account auditor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Accountant : Sayışmanlığı yöneten bu bilim dalında yetkisi olan kişi. Sayışımcı. Muhasip. Sayışman. Muhasebeci. Sayman. Genel anlamıyla sayışmanlıkta aylıkla çalıştırılan ve sayışmanlık işlerini çoğunluğu ile yapabilecek bir yetenekte bulunan kişi.

 

Financial analyst : Mali analist.

Certified public accountant : Muhasebeci. Yeminli hesap uzmanı. Yetkili mali müşavir. Diplomalı muhasip. Yeminli muhasebeci. Diplomalı hesap uzmanı. Kamu kurumlarında hesap işleriyle uğraşan uzman kişi. Yetkili bağımsız muhasebe uzmanı. Diplomalı hesap uzmanı (amerikan ingilizcesi).

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Account auditor synonyms : abolition of forced labour convention, a group shares, a shift in individual demand, a shift in supply, abnormal budget receipts, ability to pay principle, abnormal budget, ability rent, a type mutual funds.