Beholder türkçesi Beholder nedir
- Bakan kimse.
- Seyirci.
- Seyreden.
Beholder ile ilgili cümleler
English: Beauty is in the eye of the beholder.
Turkish: Güzellik, görendedir.
Beholder ingilizcede ne demek, Beholder nerede nasıl kullanılır?
Beholders : Seyreden. Seyirci. Bakan kimse.
Beholden : Borçlu. Minnettar. Medyun.
Unbeholden : Manevi yükümlülüklerden muaf.
Behold : Görmek. Farkına varmak. Gözlemlemek. Bakmak. Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Seyretmek.
Beholding : Dikkatle bakma. Seyretme. Bakmak. Dikkat etmek. Seyretmek. Görmek.
Behoved : Düşmek (iş). Gerekmek. Yaraşmak. İcap etmek. Yakışmak. Yakışık almak.
Behoove : İcap etmek. Gerekmek. Düşmek (iş). Yakışmak. Yakışık almak. Yaraşmak.
Behooved : Yakışmak. Gerekmek. İcap etmek. Yaraşmak. Yakışık almak. Düşmek (iş).
Behoof : Çıkar. Fayda. Menfaat. Yarar.
For behoof of : Yararına.
İngilizce Beholder Türkçe anlamı, Beholder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Beholder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Fixed his eyes on : -'e doğru bakan. Gözlerini - üstine sabitleyen. Gözlerini üzerine dikip bakan.
Provider : Sağlayan kimse. Donatan. Teçhiz eden. Sağlayan. Geçindiren kimse. Karşılayan kimse. Tedarik eden kişi. Tedarik eden kimse. Sağlayıcı.
Audiences : İzleyici. Huzura kabul. Seyirciler. Resmi görüşme. Okuyucu kitlesi. Dinleyiciler. İzleyiciler. Huzur.
Spectator : Bireyciı ya da kümecil oyun yordamında toplumsal ya da yaygın kanıları yansıtan ve tepki ya da davranışlarıyla oyunun yaşam koşulları içinde gerçekleşmesini sağlayan katılımcı, bk. kümeölçüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. İzleyici.
Public : Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Milli. Halka açık. Umum. Halk. Herkese ait. Amme. Bar. Herkese açık. Aleni.
Eyers : Gözetleyici. Başkasına bakan. Başkasını süzen. Gözetleyen veya gözlerini dikip bakan kimse. Gözcü.
Cinemagoer : Sinema düşkünü. Sinemasever. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmlerin iyi ya da kötü oluşuna bakmaksızın, sürekli olarak sinemaya giden kimse, sinema tiryakisi. Düzenli sinema izleyicisi. Sinema seyircisi.
Visualiser : Tahayyül eden. Görselleştiren. Optik gösterge. (britanya ingilizcesi) görselleyen. Canlandıran. Hayalinde canlandıran. Hayal kuran. Ticari grafiker. Hayal eden. Tasavvur eden (visualizer olarak da yazılır).
Auditor : Hesap denetçisi. Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi. Teftiş elemanı. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi. Denetici. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mali denetçi. Dinleyici öğrenci. Denetçi.
Beholder synonyms : eyeglass wearer, noticer, looker on, looker, visualizer, spotter, providers, viewer, audile, seer, attender, witness, motile, audience, publics, perceiver, tender, soul, televiewer, spectators, person, individual, observer, someone, discoverer, bystander, informant, witnesser, watcher, finder, beholders, bystanders, eyer.
Beholder ingilizce tanımı, definition of Beholder
Beholder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who beholds. A spectator.

Bu kısımda Beholder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Beholder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Beholder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Beholder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.