Beholders türkçesi Beholders nedir

Beholders ingilizcede ne demek, Beholders nerede nasıl kullanılır?

Beholder : Bakan kimse. Seyreden. Seyirci.

Beholden : Medyun. Minnettar. Borçlu.

Unbeholden : Manevi yükümlülüklerden muaf.

Behold : Dikkat etmek. Gözlemlemek. Görmek. Farkına varmak. Seyretmek. Bakmak. Dikkatle bakmak.

Beholding : Dikkat etmek. Görmek. Seyretme. Bakmak. Dikkatle bakma. Seyretmek.

Beholds : Gözlemlemek. Farkına varmak. Görmek. Dikkat etmek. Seyretmek. Dikkatle bakmak. Bakmak.

İngilizce Beholders Türkçe anlamı, Beholders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beholders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Soul : Kimse. Soul. Canlılık. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Temel direk. İçtenlik. Kişi. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Esas.

Hearer : Duyan kimse. Dinleyici.

Spotter : Mağaza güvenlik görevlisi. Gözleyici. Gözetleyici. Lekeleyici. Dedektif. Gözcü. Nöbetçi.

 

Tender : İş, mal ve hizmetlerin, açık ve rekabetçi bir ortamda eksiltme veya artırma yöntemleriyle en uygun teklifte bulunana verilmesi. krş. açık artırma, açık eksiltme, kapalı artırma, kapalı eksiltme. Toy. Bakıcı. Yumuşak. Fiyat teklifi. Öneri. Kömür vagonu. Duyarlı. Kolay incinir.

Audience : Eylem içinde, topluluk karşısında yapılan bir gözlem ya da deneylemede duruma katılmamakla birlikte gözlemci üstlencesi bulunan kimse. bk. kümeölçüm. İzleyiciler. İzleyici. Huzura kabul. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Seyirciler. Okuyucu kitlesi. İzlerçevre. Duruşma.

Provider : Sağlayan. Donatan. Tedarik eden kişi. Geçindiren kimse. Sağlayan kimse. Aile geçindiren kimse. Teçhiz eden. Tedarik eden kimse.

Audile : Kendisi açısından duymanın görmekten daha önemli sayıldığı kimse (psikoloji terimi).

Motile : Kendiliğinden hareket edebilen, hareket yeteneğine sahip, hareketli. Kendiliğinden hareket eden. Hareket edebilen. Motil. Hareketli. Kendiliğinden hareket edebilen.

Public : Halk. Genel. Umumi. Ulusal. Milli. İzleyiciler. Umum. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Halk için. Kamuya ait.

Spectator : Sinemaya giden, filmi izleyen kimse. televizyon yayınını izleyen kimse. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. İzleyici. Bireyciı ya da kümecil oyun yordamında toplumsal ya da yaygın kanıları yansıtan ve tepki ya da davranışlarıyla oyunun yaşam koşulları içinde gerçekleşmesini sağlayan katılımcı, bk. kümeölçüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Beholders synonyms : eyeglass wearer, noticer, listener, tenders, auditor, televiewer, eyers, seer, eyer, individual, someone, witness, viewer, percipient, person, bystander, finder, visualizer, bystanders, somebody, beholder, looker on, attender, mortal, witnesser, publics, providers, spectators, onlooker, onlookers, visualiser, obligated, audiences.

Beholders zıt anlamlı kelimeler, Beholders kelime anlamı

Unobligated : Rehin bırakılmamış. Mecbur edilmemiş. Söz verilmemiş. Zorunda bırakılmamış.