Hearer türkçesi Hearer nedir
- Dinleyici.
- Duyan kimse.
Hearer ile ilgili cümleler
English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.
Hearer ingilizcede ne demek, Hearer nerede nasıl kullanılır?
Hearers : Duyan kimse. Dinleyici.
Shearer : Orakçı. Tırpancı. Koyun kırpan kimse. Saç kesme makinesi. Kırkma makinesi. Kesici. Demirci makası.
Shearer drum : Kesici kasnak.
Shearers : Saç kesme makinesi. Demirci makası. Tırpancı. Kesici. Kırkma makinesi. Orakçı. Koyun kırpan kimse.
Sheep shearer : Koyun kırkıcısı.
Hear out : Baştan sona dinlemek. Bölmeden karşıdakinin söylediği her şeyi dinlemek. Konuşma bitene kadar dinlemek. Sonuna kadar dinlemek.
Hear of : Duymak. Bilmek. Öğrenmek. Bahsini işitmek. Hakkında bilgisi olmak. (adını) duymak. Haberi olmak.
Hear from : (mektup vb ile) haber almak. Haber almak. -den ileti almak.
Sheepshearer : Koyun kırpıcı. Koyunları kırpan kimse.
Hear a pin drop : Sinek uçsa duymak.
İngilizce Hearer Türkçe anlamı, Hearer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hearer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Attender : Eşlik eden kimse. Katılımcı. Hizmet eden. Yardım eden. Eşlik eden. Servis yapan.
Eavesdropper : Kulak misafiri. Gizlice dinleyen kimse. Komşu evi dinleyen kimse.
Percipient : Anlayışlı. Anlayış. Seziş. Kolay kavrayan. Çabuk kavrayan. Algılaması güçlü. İdraki keskin. İdrak yeteneği olan.
Observer : Gözcü. İzlemci. İzleyici. İtaat eden kimse. Ölçünlü yordamlar ve nicelleştirici araçlar kullanarak gözlem saptamalarını bilimsel bilgiye dönüştüren, kişi. Gözlemci. Kurallara uyan kimse. Müşahit. Gözleyici. Gözetmen.
Audience : Seyirciler. Dinleyiciler. Aynı yerde, bir oyunu başkalarıyla birlikte seyreden kişi. (okuyucu veya dinleyici) kitle. Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. tv. televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İzleyiciler. İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu. İzlerçevre.
Perceiver : Algılayan.
Sniffers : Yoklayıcı. Soluyarak uyuşturucu madde alan kimse. Belli bir maddenin varlığını saptamak için kullanılan cihaz. Burnunu çeken. Burnunu çeken kimse. Burundan nefes alan. Burundan uyuşturucu çeken kimse. Burun (argo terim). Burundan hava alan.
Sniffer : Yoklayıcı. Burundan uyuşturucu çeken kimse. Burnunu çeken kimse. Burundan hava alan. Soluyarak uyuşturucu madde alan kimse. Burun (argo terim). Burundan nefes alan. Burnunu çeken. Belli bir maddenin varlığını saptamak için kullanılan cihaz.
Listener : Söylenen ya da çalınan bir şeyi dinleyen kimse. radyo oyunlarının dinleyicisi gibi. Dinleyen kimse. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Söylenen ya da çalınan şeyi dinleyen kişi. Televizyon ve radyo izlencelerini işlikte ya da almaçtan izleyen kimse. Dinleyen.
Hearer synonyms : hearers, auditor, beholder, hearkener, listeners.
Hearer ingilizce tanımı, definition of Hearer
Hearer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An auditor. One who hears.

Bu kısımda Hearer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hearer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hearer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hearer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.