Auditors türkçesi Auditors nedir

  • Denetleyiciler.
  • Denetici.
  • Denetçiler.
  • Denetçi.
  • Dinleyici öğrenci.
  • Hesap kontrolörü.
  • Dersi dışarıdan izleyen öğrenci.

Auditors ingilizcede ne demek, Auditors nerede nasıl kullanılır?

Auditors report : Denetmen raporu. Mali bir denetmenin raporu. Denetçi raporu.

Board of sworn bank auditors : Bankalar yeminli murakıpları kurulu. Bankalar yasası'yla diğer yasaların bankalarla ilgili hükümlerinin uygulanmasını ve her türlü bankacılık işleminin denetimiyle, bankaların varlıkları, alacakları, öz kaynakları, borçları, kar ve zarar hesapları arasındaki ilişki ve dengelerin, finansal yapıyı etkileyen tüm öğelerin tespit ve analiziyle uğraşan, para ve kredi sorunlarıyla ilgili her türlü inceleme ve araştırmayı yapmakla görevli bankacılık düzenleme ve denetleme kurumuna bağlı denetim örgütü.

European court of auditors : Avrupa sayıştayı.

The big four auditors : Halka açık şirketlerin denetimlerinin büyük bölümünü gerçekleştiren uluslararası muhasebe firmaları grubu (2004 yılı itibarı ile dört büyük firma: deloitte touche tohmatsu, ernst & young, kpmg ve pricewaterhousecoopers). Dört büyük denetçi.

Auditorship : Denetcilik. Denetmenlik.

Auditor : Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Denetçi. Denetmen. Teftiş elemanı. Hesap kontrolörü. Murakıp. Mali denetçi. Denetici. Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi. Orta dereceli okullar ile yüksek öğretim kurumlarında belli bir derse ya da seminere dinleyici olarak katılan, ancak ödev hazırlamak ve sınava girmek gibi bir yükümlülük altında bulunmayan öğrencilere verilen ad. bk. özel öğrenci.

 

Account auditor : Hesap denetimi yapan maliye bakanlığı denetçisi. Hesap uzmanı.

Auditorium lighting : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Salonun aydınlatılması. Bir sinema salonunda gösterim sırasında ya da arasında gerekli ışığın sağlanması.

Auditorial : İşitmeye özgü. İşitme ile ilgili.

Bank auditor : Banka işlerini denetlemek amacıyla banka genel kurulu tarafından seçilen kişi. Banka murakıbı.

İngilizce Auditors Türkçe anlamı, Auditors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auditor : Murakıp. Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi. Denetmen. Teftiş elemanı. Hesap denetçisi. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi.

Eavesdropper : Kulak misafiri. Gizlice dinleyen kimse. Komşu evi dinleyen kimse.

Comptrollers : Sayman. Murakıp. Denetleyici. Sayman müdür. Müfettiş. Kontrolör.

Assessor : Değerlendirmen. Yargıç yardımcısı. Vergi tahakkuk memuru. Tahakkuk işlemi görevlisi. Vergi tahakkuk görevlisi. Değer biçen. Eksper. Tetkikçi. Vergi taahhuk memuru.

Audience : İzleyiciler veya dinleyiciler topluluğu. Seyirci. Dinleyiciler. Okuyucu kitlesi. Huzura kabul. İzleyiciler. İzleyici. Okuyucu veya dinleyici kitlesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. (okuyucu veya dinleyici) kitle.

 

Chartered accountant : İmtiyazlı muhasebeci. Diplomalı muhasebeci. Yetkili hesap uzmanı. Sayışmanlık uzmanı. Uzman muhasip. Yeminli muhasebeci. Mukaveleli muhasip. Sayışım uzmanı.

Listener : Dinleyen kimse. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Dinleyici. Televizyon ve radyo izlencelerini işlikte ya da almaçtan izleyen kimse. Dinleyen. Söylenen ya da çalınan şeyi dinleyen kişi. Söylenen ya da çalınan bir şeyi dinleyen kimse. radyo oyunlarının dinleyicisi gibi.

Hearer : Duyan kimse. Dinleyici.

Censor : Denetleme işini gerçekleştirmek. Denetleme kurulu üyesi. Sansür memuru. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Yasaklamak. Sansürden geçirmek. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansür. Sansürlemek.

Checker : Tavla pulu. Ekose deseni ile kaplamak. Ocak yazmanı. Dama. Kare kare yapmak. Kontrolör. Dama oyunu. Dama taşı.

Auditors synonyms : educatee, overseer, perceiver, pupil, checkers, beholder, observer, examiner, inspector, comptroller, controller, student, supervisors, film examiner, inspectors, censors, controllers, attender, percipient.