Auditorial türkçesi Auditorial nedir

Auditorial ingilizcede ne demek, Auditorial nerede nasıl kullanılır?

Auditoria : Toplantı salonu. Oditoryum. Konser salonu. Konferans salonu.

Auditorium : Toplantı salonu. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Dinleme salonu. Konferans salonu. Sinemanın, film gösterimini izleyenlere ayrılmış, sıra koltuklu, önde görüntülük, arkada gösterim odacığı, yanlarda çıkış kapıları, üstte balkonları bulunan geniş yeri. Dinleti salonu. Oditoryum. Seyircilerin bulunduğu kapalı ya da açık alan. Seslendirme işliği. Seyircilerin oturup oyun ya da gösteri seyrettikleri kapalı ya da açık yer.

Auditorium area : Seyir alanı. Seyir yerinin bulunduğu yer.

Auditorium lighting : Bir sinema salonunda gösterim sırasında ya da arasında gerekli ışığın sağlanması. Salonun aydınlatılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Auditoriums : Oditoryumlar. Konser salonu. Oditoryum. Konferans salonu. Toplantı salonu.

Auditor : Mali denetçi. Hesap kontrolörü. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kendisine yoklama, inceleme, denetleme işi verilen kişi. Dinleyici öğrenci. Denetmen. Denetici. Denetçi. Denetim yetkisine sahip ve fiilen bu görevi yapan kişi. Teftiş elemanı.

Grand auditorium : Hol kasa. Salon kasaya göre biraz daha geniş akustik gitar gövdesi ve bu tür gövdeye sahip akustik gitar.

 

Auditors report : Denetmen raporu. Mali bir denetmenin raporu. Denetçi raporu.

Account auditor : Hesap uzmanı. Hesap denetimi yapan maliye bakanlığı denetçisi.

Auditors : Denetçi. Dinleyici öğrenci. Denetçiler. Denetici. Dersi dışarıdan izleyen öğrenci. Hesap kontrolörü. Denetleyiciler.

İngilizce Auditorial Türkçe anlamı, Auditorial eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditorial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aural : İşitmeyle ilgili. İşitme. Duyumsal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). Kulağa ait. İşitsel. Kulak. Kulak veya duyma organına ait.

Auriculars : Auriküler. Kulak kepçesi ile ilgili. Kulakçıklı. İşitsel. Oriküler. Kulak kepçesiyle ilgili. Fısıldanmış. Kulaktan kulağa yayılmış. Gizlice söylenmiş.

Audio : Sessel. Ses. Ses işitme. Odiyo. İşitme. İşitsel.

Paper : Gazete. Sınav soruları. Örtbas etmek. Zımparalamak. Yazı. Zımparayla düzeltmek. Bildiri. Kağıt yapıştırmak. Ç.evrak.

Assembly hall : Toplantı salonu.

Acoustical : Sesle ilgili. Sesi azaltan. Akustik.

Auditory : İşitme. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili. Duyumsal. Oditori. İşitsel. Dinleme salonuna ait.

Area : Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Alan, yer, saha. Ülke yüzölçümü. Arazi. Yüzölçümü. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölge. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Harekat bölgesi. Yöre.

 

Newspaper : Genellikle günlük, kimi zaman haftalık ya da haftada birkaç kez olmak üzere yayımlanan, güncel haber ve bilgileri veren süreli yayın. Gazete.

Column : Destek. Basamak. Kolon. Direk. Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon. Kol. Sütun. Makale. Basamak (matematik terimi).

Auditorial synonyms : newspaper column, auricular, agony column, article.

Auditorial ingilizce tanımı, definition of Auditorial

Auditorial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Auditory.