Auriculars türkçesi Auriculars nedir
- Kulakçıklı.
- İşitsel.
- Gizlice söylenmiş.
- İşitme ile ilgili.
- Kulak kepçesiyle ilgili.
- Fısıldanmış.
- Auriküler.
- Oriküler.
- Kulak kepçesi ile ilgili.
- Kulaktan kulağa yayılmış.
Auriculars ingilizcede ne demek, Auriculars nerede nasıl kullanılır?
Auricular evidence : İşitsel kanıt. Rivayet kanıt. Kulaktan dolma kanıt.
Auricular mite : Erkeklerinin bütün ayaklarında birer saplı çekmen bulunan ve etçil hayvanlarda kulak uyuzu yapan 250-530 mikron boyunda eklembacaklı. Kulak uyuz böceği. Psoroptidae ailesinde bulunan uyuz etkeni cinsi, otodectes. Kulak akarı. Kulak uyuzböceği.
Auricular plaque : Atlarda kulak kepçesinin iç yüzünde görülen hiperkeratotik ve pigmentsiz yassı siğiller. Kulak plakları.
Auricular tradition : Kulaktan kulağa yayılarak gelen gelenek.
Auricular valve : Kulakçık kapağı.
Facies auricularis : Fasyes aurikularis. Kulak kepçesi biçimindeki yüz.
Auricular : Fısıldanmış. İşitme ile ilgili. Kulağa söylenmiş. Oriküler. Kulak kepçesiyle ilgili. Gizli. Kulakçıklı. Kulak kepçesi ile ilgili. Gizlice söylenmiş. Auriküler.
Nervus auricularis caudalis : N. facialisin, dorsum auriculaenin derisiyle arka ve üst kulak kaslarını uyaran kolu. Nervus aurikularis kaudalis.
Auricular witness : Kulak misafiri.
Arteria auricularis rostralis : Arterya aurikularis rostralis. A. temporalis superficialis'ten çıkan ve dış işitme yolunun rostralinde kulak kaidesine ulaşarak bu bölgeyi vaskularize eden atardamar.
İngilizce Auriculars Türkçe anlamı, Auriculars eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Auriculars ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Auditive : Duyma yoluyla tecrübe edilen. Duymayla ilgili. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili. İşitmeyle ilgili. İşitmeye ait. Oditif.
Auditory : İşitme. Oditori. İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili. Dinleme salonuna ait. Duyumsal.
Audio : Ses işitme. Sessel. İşitme. Odiyo. Ses.
Auriculated : Kulaklı.
Acoustical : Akustik. Sesi azaltan. Sesle ilgili.
Aural : İşitmeyle ilgili. İşitme. Duyumsal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kulak. Kulak veya duyma organına ait. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). Kulağa ait.
Eared : Belirli bir sayı veya çeşitte kulakları olan (örneğin uzun kulaklı vs). Kulakları olan. Kulaklı.
Primrose : Çuhaçiçeği. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Farekulağı. Primula. Yerli çuha çiçeği. Yaban çuhaçiçeği.
Acoustic : Sesin bir ortamdaki dağılım biçimi. Öz yankı ile ilgili olan. Yankılanımlı. Ses. Yankılanım. Yankı bilimi. Sese ilişkin. Kapalı bir yerde seslerin dağılım biçimi, akustik. Sesle ilgili.
Whispered : Fısıldanan. Fısıltılı bir şekilde söylenen. Mırıltılı bir şekilde söylenen. Mırıldanılan. Mırıldanmış.
Auriculars synonyms : primula auricula, bear's ear, primula, auditorial, auricular.
Auriculars zıt anlamlı kelimeler, Auriculars kelime anlamı
Earless : Kulaksız. Kulağı veya kulakları olmayan.
Auriculars ingilizce tanımı, definition of Auriculars
Auriculars kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A circle of feathers surrounding the opening of the ear of birds.

Bu kısımda Auriculars kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Auriculars ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Auriculars anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Auriculars ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.