Auditory türkçesi Auditory nedir

  • Oditori.
  • Duyumsal.
  • İşitme ile ilgili.
  • İşitme.
  • İşitme duyusu, işitme yetisiyle ilgili.
  • Dinleme salonuna ait.
  • İşitsel.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Auditory ingilizcede ne demek, Auditory nerede nasıl kullanılır?

Auditory ability : Culicidae ailesindeki sivrisineklerde bulunan özellik. birçok culicidae erkeği antenlerinin ikinci segmentinde bulunan johnston organı vasıtasıyla dişinin kanat vuruşlarını (yaklaşık 250-350 hz) duyabilirler ve cezbolurlar. dişiler erkeğin kanat vuruşlarını (250-500 hz) hissedemez ve bu nedenle erkeklerden kaçamazlar. İşitme yeteneği.

Auditory agnosia : İşitsel agnozi.

Auditory apparatus : İşitme organı.

Auditory canal : Kulak yolu. İşitme kanalı. Kulakta içinden ses geçen geçit.

Auditory capsule : İşitme kapsülü. İşitsel kapsül. İç kulakta ses titreşimlerinin alındığı kohlea.

Auditory nerve : İşitme siniri. Beyne ses mesajları iletmekten sorumlu sinir. Sekizinci kraniyel sinir. Corti organında işitme kıllarına sinir telleriyle bağlı olan ve beyinle bağlantısı bulunan sinir. Duyma siniri.

Auditory system : İşitme sistemi.

Auditory ossicles : İşitme kemikçikleri. Oselet. Orta kulak boşluğunda kulak zarından iç kulak duvarına uzanan ve ses titreşimlerini iç kulağa taşıyan çekiç, örs ve üzengi kemikleri.

 

Auditory sense : İşitme duyusu.

Auditory communication : İşitsel iletişim.

İngilizce Auditory Türkçe anlamı, Auditory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Auditory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Auditon : Duyma. Dinleyiş ilk dinleti. Ses sınavı.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Hearings : Söz hakkı. Duyma. Komite oturumları. Savunma. Görüşme. Açıklama. Dinleme. Soruşturma. Duruşma.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Academic year : Ders yılı. Akademik yıl. İlk, orta ve yüksek okullar ile üniversitelerde öğretimin başladığı ve sona erdiği gün arasında geçen süre. Eğitim öğretim yılı. Öğretim yılı.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

Auditorial : İşitmeye özgü.

Auricular : Oriküler. Kulağa söylenmiş. Gizli. Kulak kepçesi ile ilgili. Kulakçıklı. Gizlice söylenmiş. Fısıldanmış. Auriküler. Kulak kepçesiyle ilgili.

Sensoriel : Göz, kulak, burun ya da dille alınan duyumla ilgili.

Auditory synonyms : ensuous, aural, audio, auditive, hearing, abulia, abstract intelligence, audile, appellative, achromatopsia, academic preparation, auriculars, academy of economic and commercial sciences, academy, active school, sensory, acoustical, accustoming, acoustic, achievement age, sensorial, achievement tests, audition, sensuous, abstract reasoning.

 

Auditory ingilizce tanımı, definition of Auditory

Auditory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An audience. As, the auditory nerve. [Bakınız: Ear]. An assembly of hearers. Of or pertaining to hearing, or to the sense or organs of hearing.