Newspaper türkçesi Newspaper nedir

  • Gazete.
  • Genellikle günlük, kimi zaman haftalık ya da haftada birkaç kez olmak üzere yayımlanan, güncel haber ve bilgileri veren süreli yayın.

Newspaper ile ilgili cümleler

English: Ali bought a newspaper and read it on the train on the way to work.
Turkish: Ali gazete satın aldı ve işe giderken trende okudu.

English: A good newspaper reporter takes advantage of what he learns from any source, even the "little bird told him so" type of source.
Turkish: İyi bir gazete muhabiri herhangi bir kaynaktan öğrendiklerinden, hatta "küçük kuş ona öyle söyledi" türü kaynaktan bile yararlanır.

English: According to newspaper reports, there was an airplane accident last evening.
Turkish: Gazete röportajına göre, dün akşam bir uçak kazası vardı.

English: A newspaper printed a story about the operation.
Turkish: Bir gazete operasyon hakkında bir hikaye yazdı.

English: Ali bought a newspaper and read it on the train.
Turkish: Ali gazete satın aldı ve trende okudu.

Newspaper ingilizcede ne demek, Newspaper nerede nasıl kullanılır?

Newspaper advertisement : Gazete ilanı.

Newspaper article : Gazete makalesi. Gazete yazısı.

Newspaper clipping : Gazeteden kesilmiş resim. Kupür. Gazete kupürü.

Newspaper clippings : Gazete kupürü. Kupür. Gazeteden kesilmiş olan makaleler.

 

Newspaper column : Gazete sütunu.

Newspaper cutting : Gazeteden kesilmiş resim. Gazete kupürü.

Newspaper stick : Gazete sopası. Gazeteleri katlama yerlerinden kıstırarak tutan, dağılmalarını önleyen ve gazeteliğe yerleştirilmelerini kolaylaştıran uzun tahta kıskaç.

Do you have an english newspaper : İngilizce gazeteniz var mı.

Newspaper subscriber : Gazete abonesi. Gazetenin evine teslim edilmesi için yazılan kimse.

Newspaper rack : Gazetelik.

İngilizce Newspaper Türkçe anlamı, Newspaper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Newspaper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sheet : Çarşaf örtmek. Saç tabakası. Yaprak. Çarşaf. Sicim gibi yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. İskotasını çekmek. İskota.

Newsmagazine : Haber dergisi. Haber içeren dergi (genellikle haftada bir kez yayımlanan). Haber programı.

Journal : Seyir defteri. Günlük yazılık. Mecmua. Günce. Dergi. Jurnal. Saptanılması gereken işlemleri günlemleri sırası ve ayrımları ile düzenli olarak belirten yazılık. Anı defteri. Yevmiye defteri. Bülten.

Paper : Kağıt. Önemsiz. Üzerine kağıt kaplamak. Ç.evrak. Kağıtlamak. Duvar kağıdı ile kaplamak. Kağıt üzerinde kalan. Geçersiz. Örtbas etmek.

Editorial : Başyazı. Editoryal. Yayıncıya ait. Baş makale. Yazı işleri ile ilgili. Editör ile ilgili. Editörden. Baş yazı. Başmakale. Editörün yorumunu içeren başyazı.

Feature article : Özel veya önemli makale (bir gazete veya dergide). Ana makale. Baş makale.

Newspaper article : Gazete makalesi. Gazete yazısı.

Funnies : Çizgi öykü. Komik laf. Espri. Şaka. Çizgi roman. Fıkra.

 

Rag : Kaba şaka. Azarlamak. Fırça çekmek. Gürültü. Kırpıntı. Eski püskü giysi. Kırıntı. Paçavra. Bez parçası. Eşek şakası yapmak.

Comic strip : Çizgi resimli öykü. Dizilerde ortaya çıkan canlandırılmış hikaye (gazetede). Bant-karikatür. Çizgi roman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resimli komik hikaye. Fotoromanın, elle yapılmış resimlerle gerçekleştirileni. Karikatürler dizisi. Resimli roman. Karikatür.

Newspaper synonyms : news article, newspaper headline, newspaper publisher, publishing firm, cartoon strip, public press, school paper, publishing company, school newspaper, news story, publisher, sports section, news medium, headline, gazettes, strip, jour, rotogravure, tabloid, column, daily, feature, newspaper column, gazette, news item, publishing house, press.

Newspaper ingilizce tanımı, definition of Newspaper

Newspaper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A public print that circulates news, advertisements, proceedings of legislative bodies, public announcements, etc. A sheet of paper printed and distributed, at stated intervals, for conveying intelligence of passing events, advocating opinions, etc.