Atrofi nedir, Atrofi ne demek

Atrofi; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması.

Teknik terim anlamı:

Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu.

Atrofi anlamı, kısaca tanımı

Atrofik mide yangısı : Antiparyetel globulin üretimi nedeniyle, mide bezlerinin sayıca azalması ve mide atrofisiyle belirgin immün aracılı bozukluk. Köpeklerde lupus eritromatozis’te ikincil olarak biçimlenir, sindirim bozukluklarına ve anemiye neden olur

Atrofik siroz : Beslenme bozuklukları ve karaciğer nekrozu sonrasında, karaciğerin boyutlarının küçülmesiyle belirgin siroz, Laennec sirozu.

Basınç atrofisi : Bir organ veya doku üzerine yapılan devamlı basınç sonucu, kan damarlarının lümenlerinin daralıp tıkanması ve dokuların kansız kalarak beslenememesinden kaynaklanan küçülme, kompresyon atrofisi.

Damara ilgili atrofi : Bir organ veya dokuya damar sertliği, kan damarlarının daralması veya basınç altında kalması gibi nedenlerle normalden az kan gelmesi sonucu biçimlenen küçülme, vasküler atrofi.

 

Denervasyon atrofisi : Sinir kökenli atrofi.

Domuzların atrofik burun yangısı : Bordetella bronchiseptica ve Pasteurella multocida tip A ve D'nin birlikte enfeksiyonu sonucu oluşan, burun kemiklerinde konkalarda kısalma, bakışımsızlık, eğrilik ve atrofiyle belirgin bulaşıcı toksemik hastalık. Kalsiyum ve fosforun diyetteki yetersizliği ve genç domuzlardaki hızlı gelişme temposu da lezyonların oluşumuna etki eder.

Er bezi atrofisi : Testis atrofisi.

Eşmerkezli atrofi : Boşluklu organların küçülmesi ve boşluklarının daralması, konsantrik atrofi.

Gudden atrofisi : Santral aksonun zedelenmesi veya viral enfeksiyonu sonucu nöronda meydana gelen küçülme. Hücrenin tamamen gözden kaybolmasıyla sonuçlanır.

Hareketsizlik atrofisi : Kullanılmama atrofisi.

İlerleyici retina atrofisi : Retinanın loş ışıkta görme bozukluğuyla başlayan bir grup dejeneratif kalıtsal nitelikli hastalığı. Sıklıkla köpeklerde görülür, retinada dejenerasyon ve displazi vardır.

İnterstisyel atrofi : Kemiklerde mineral içeriğin emilmesi ve organik bölümlerin geriye kalması sonucu oluşan kemik küçülmesi.

Kas atrofisi : Kasın uzun süre kullanılmamasıyla oluşan kasılma proteinlerinin ve kas telciğinin yıkılması, miyatrofi.

Kaşektik atrofi : Seröz atrofi.

Kemik atrofisi : Osteoporozis.

Kompresyon atrofisi : Basınç atrofisi.

Konsantrik atrofi : Eşmerkezli atrofi.

Kronik atrofik endometritis : Uzun süre devam eden kronik endometritisler sonucunda döl yatağının işlevini kaybederek atrofiye olduğu endometriyumun yangısı.

 

Kullanılmama atrofisi : İskelet kaslarında kullanılmamaya bağlı olarak oluşan küçülme, zayıflama veya dumura uğrama. Sinir kökenli atrofiden farklı olarak ağrı duyusu kaybolmaz, hareketsizlik atrofisi.

Malpighi tabakası atrofisi : Akantoliz.

Merkezi ilerleyici retina atrofisi : Köpeklerde retinanın pigment epitelinde lipopigmentlerin birikimi ve epitelin hiperplazisiyle belirgin patolojik değişim. Özellikle, yaşlı av ve sürü köpeklerinde görülür.

Nörojenik atrofi : Sinir kökenli atrofi.

Nöropatik atrofi : Sinir kökenli atrofi.

Optik atrofi : Gözde oluşan kronik yangı veya zedelenmelerinde göz sinirinin kısmi veya tam dejenerasyonu sonucu küçülmesi veya dumura uğraması. Görme duyusunun keskinliği veya berraklığının kaybına neden olur.

Retina atrofisi : Yaşlılık, beslenme yetersizlikleri, metabolik bozukluklar veya enfeksiyöz, kimyasal ve fiziksel ajanların neden olduğu zedelenmeler sonucunda pigmentli retina epitelinde dejenerasyon ve optik diskte oluşan atrofi, retina dejenerasyonu.

Senil atrofi : Yaşlılık atrofisi.

Seröz atrofi : Kaşekside, vücut ağırlığındaki azalmaya paralel olarak depo yağlarındaki ilerleyici azalma ve yerine seröz nitelikli sıvı birikimi sonucu yağ dokusunun gri renkte, jelatinöz görünümde bir kitleye dönüşmesiyle belirgin bozukluk, kaşektik atrofi, yağların seröz atrofisi. Yağ hücrelerinde lipit vakuolleri küçülür ve bunların yerini proteinli bir sıvı alır.

Sinir hücre atrofisi : Sinir hücre sitoplazmasının şişkin görünüşünü kaybederek boyutlarının küçülmesi.

Sinir kökenli atrofi : Sinirsel uyarımların azalması nedeniyle hücrelerin hacminin azalması sonucu, organ veya dokunun küçülmesi, denervasyon atrofisi, nörojenik atrofi, nöropatik atrofi.

Tendo atrofisi : Tendoların büzüşüp küçülmesi. Kaslarda uzun süren hareketsizlik ve tendolar üzerine olan basınca ilgili olarak biçimlenir.

Testis atrofisi : Skrotuma inmiş olan er bezinin normal yapı ve görevini kaybetmesi sonucu hacimce küçülmesi, er bezi atrofisi.

Tiroit bezinde idiopatik folikül atrofisi : Bilinmeyen nedenlerle tiroit bezinin bir bölümünde, folikül epitelinin dejenerasyonu, tedricen gözden silinmesi ve hipotiroidizmle belirgin tiroit bezinin birincil dejeneratif bir hastalığı.

Vasküler atrofi : Damara ilgili atrofi.

Villöz atrofi : Villus atrofisi.

Villus atrofisi : Bağırsaklarda villuslarında uzunluğun kısalması. Bakteriyel, viral, paraziter ve alerjik bağırsak yangılarıyla sindirim kanalı lenfosarkomlarında rastlanır ve emilim bozukluklarına neden olur, villöz atrofi.

Yağların seröz atrofisi : Seröz atrofi.

Yaşlılığa bağlı beyin omurilik atrofisi : Beynin koyu boz sarımsı, olukların geniş ve derinliklerini kaybetmesiyle belirgin, beyin- omurilik hacim ve ağırlığının yaşlılığa bağlı olarak azalması.

Yaşlılık atrofisi : Fizyolojik olarak yaşın ilerlemesiyle birlikte parenkim hücrelerinin tedricen sayıca azalması sonucu oluşan, organ ve dokuların küçülmesi, senil atrofi.

Diğer dillerde Atrofi anlamı nedir?

İngilizce'de Atrofi ne demek ? : atrophy