Kas atrofisi nedir, Kas atrofisi ne demek

Kas atrofisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Kasın uzun süre kullanılmamasıyla oluşan kasılma proteinlerinin ve kas telciğinin yıkılması, miyatrofi.

Kas atrofisi tanımı, anlamı

Atrofi : Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Normal gelişmiş organ ve dokuların; beslenme bozuklukları, iltihaplanma veya çalışamaması sonucu erimesi, küçülmesi durumu. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması

Kas : Tellerden oluşan ve kasılarak vücut hareketlerini sağlayan organ ve bu organın telsi dokusu, adale.

Kas telciği : Kas dokusunun kasılan mekanizması olan kas ipliklerinden oluşan yapı birimi. Miyofibril. Kas dokusunun kasılan mekanizması olan, kas ipliklerinden oluşan yapı birimi, miyofibril. İskelet ve kalp kası hücrelerinde boydan boya uzanan, enlemesine çizgilenmeler gösteren, kendilerinden daha ince iplikçiklerden oluşan, üzerinde açık renkli izotrop bant adı verilen alanlarla koyu renkte gözlenen anizotrop bant adı verilen alanları içeren oluşumlar, miyofibril. (karşılık: miyofibril), bir araya gelerek kas dokusunun tellerini yapan ve kasılabilme özellikleri olan telcikler.

 

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Miyatrofi : Kas atrofisi.

Yıkılma : Yıkılmak işi.

Kasılma : Kasılmak işi, takallüs.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Kasın : Selin getirdiği kum, çöp, birikinti, mil.

Telci : Gelin başı süsleyen kişi.

Kasıl : Ev önünde sebze ekmek için ayrılan arsa. İpek böceğinin son uykusu. Başak tutmamış arpa, buğday ve benzerleri tahıllar. Elâzığ şehrinde, Palu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Yıkı : Harabe.

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi].

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Miya : Tembel. Sirke ve benzerleri ekşi şeylerde olan küçük sinekler.

Kası : Kümes hayvanlarını besleyip yağlandırmak için ayrılan yer.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Kas atrofisi anlamı nedir?

İngilizce'de Kas atrofisi ne demek ? : muscle atrophy