Kasın nedir, Kasın ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Selin getirdiği kum, çöp, birikinti, mil.

Kasın ile ilgili Cümleler

  • Basketbol oynarken baldır kasını yırttı.
  • Ali bir kasını incitti.

Kasın kısaca anlamı, tanımı

Kası : Kümes hayvanlarını besleyip yağlandırmak için ayrılan yer

Kasınk : Selin getirdiği kum, çöp, birikinti, mil.

Kasıntısız : Kasıntısı olmayan. Büyüklenmeyen, kurumlu, gururlu davranmayan.

Pektineus kasının kesilmesi : Kalça displazisi bulunan köpeklerde fonksiyonel bozukluğu azaltmak için m. pectineus kasının orta kısmından veya tendinöz kısma yakın kasla birlikte tam veya kısmi olarak kesilmesi işlemi.

Kasınç : Bir veya birkaç kasın irade dışı, ağrılı ve geçici olarak kasılması, kramp.

Kasınma : Kasınmak işi.

Kasınmak : Kasılıp kalmak. Büyüklenmek, kibirlenmek, kendini beğenmek.

Kasıntı : Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılmış olan eğreti dikiş. Büyüklenme, kurum, gurur. Büyüklenen, gururlanan ve bunu davranışlarıyla belli eden (kimse).

Kasıntılı : Kasıntısı olan. Büyüklenen, kurumlu, kibirli, gururlu.

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

Birik : İki tekerlekli araba. Arı. Eş, benzer. Örümcek ağı. Çocukların koşarak oynadıkları bir oyun.

Selin : Övün. Gür akan su. Orta Asya’da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bir bitki.

 

Seli : Harman savurmakta kullanılan dört dişli araç, bir çeşit yaba. Çeşit.

Biri : Bir tanesi. Bilinmeyen bir kimse.

Mil : Selin sürükleyip getirdiği çok küçük taneli çamurlaşmış kum ve toprak karışımı. Karada 1609, denizde 1852 metre olarak kabul edilen bir uzaklık ölçü birimi. Türlü işlerde kullanılmak için yapılmış olan ince ve uzun metal çubuk. Göze sürme çekmeye yarayan, kemik veya fil dişinden yapılmış ince ve uzun araç.

Kum : Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler. Vücuttaki bezlerin, özellikle böbreğin ürettiği ince ve katı tanecikler. Armut, ayva vb. meyvelerin etli bölümlerindeki sert tanecikler.

Çöp : Saman inceliğinde herhangi bir sap, dal veya tahta parçası. Yararsız, pis veya zararlı olduğu için atılan ufak tefek şeylerin hepsi, gübür. Kalın keten lifinden yapılan ip. Evsel atık. Araba tekerleğindeki ipsitleri birbirine bağlayan parmak kalınlığındaki çivilerden herbiri. (Mudurnu Bolu).

Diğer dillerde Kasımpatı yüzlü köpek anlamı nedir?

İngilizce'de Kasımpatı yüzlü köpek ne demek ? : chrysanthemum dog