Proteinler nedir, Proteinler ne demek

Proteinler; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Proteinler hakkında bilgiler

Proteinler, amino asitlerin zincir halinde birbirlerine bağlanması sonucu oluşan büyük organik bileşiklerdir. Proteinler, açlık anında en son tüketilirler. Kimyasal sindirimleri midede başlar. Proteinler, amino asitlerin yapıtaşlarından oluşan polimerlerdir. Her proteinin kendisine has özelliklerinin olmasını sağlayan özel amino asit dizilimleri vardır. Proteinlerin işlevlerinin çoğu, kendisini oluşturan amino asitlerin özelliklerinin tayin edilmesiyle anlaşılabilir. İnsandan virüse proteinlerin oluşumunda en çok kullanılan 20 çeşit amino asit vardır. Bu zincirde bir amino asitin karboksil grubunun bir diğerinin amino grubuna bağlanmasıyla oluşan bağ peptit bağı olarak adlandırılır. Her proteindeki amino asit dizisinin sırası bir gen tarafından tanımlanır ve genetik kod ile kodlanmıştır. Genetik kod 22 "standart" amino asit tanımlasa da proteinlerdeki amino asitler çevrim sonrası değişimle kimyasal olarak değişikliğe uğrar. Bu değişimler ya proteinin işlev görmeye başlamasından önce gerçekleşir ya da kontrol mekanizmalarının parçası olarak, proteinin işlevini değiştirmek için olur. Proteinler belli işlevleri yerine getirmek için beraberce de çalışabilirler ve bazıları bir araya gelip kararlı kompleksler oluşturabilir. Polisakkaritler, nükleik asitler ve yağlar gibi biyolojik makromoleküllere benzer şekilde, proteinler de canlı organizmaların temel bileşenlerindendir ve hücrelerin içindeki her süreçte yer alırlar. Çoğu protein, biyokimyasal tepkimelerde katalizör işlevi olan enzimlerdir ve metabolizma için yaşamsal bir role sahiptir. Başka proteinlerin ise yapısal veya mekanik işlevleri vardır: örneğin hücre iskeletindeki proteinler, hücrenin şeklini koruması için bir iskele görevi yaparlar. Proteinler hücre haberleşmesi, bağışıklık yanıtı, hücre tutunması ve hücre bölünme döngüsünde yer alır.

 

Proteinler anlamı, tanımı

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genel olarak sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde

Başlık proteinleri : Aktin filamentinin (+) ya da (-) ucunda monomerlerin dağılmasını önleyen gCap 39, severin, gelsolin, villin gibi proteinler. İskelet kasında aktin filamentlerinin Z ucunda Cap Z, diğer ucunda tropomodulin proteinleri. Lac operonunda bulunan operatör ve promoter kısımlarının DNAaz bir tarafından parçalanmasına karşı koruyan üç protein.

 

Böcek proteinleri : Herhangi bir tür böcekte bulunan proteinler.

Denatüre proteinler : Doğal nitelikleri değişmiş proteinler.

Helmint proteinleri : Helmintlerde bulunan proteinler.

Histon olmayan proteinler : Histonlardan başka, ökaryot kromozomları ile birlikte bulunan proteinlerden herhangi biri.

Kılıf proteinler : Kromozomlara esas şeklini veren asidik karakterdeki proteinler.

Koagüle proteinler : Proteinlerin denatürasyon sonucu pelteleşmesi.

Latentlikle ilişkili proteinler : Gizli enfeksiyonlar sırasında, virüsün yalnızca gizli kaldığı dönemde hücrede açıklattığı proteinler.

Mikrotüpçüklere bağlı proteinler : Mikrotüpçüklerin korunmalarını sağlayan, molekül ağırlıkları ve yapılarına göre tip I (MAP 1A, MAP 1B) ve tip II (MAP 2A, MAP 2B, MAP 2C, MAP 4, Tau) proteinleri olarak gruplandırılan, hücre sitoplâzmasında, özellikle dendrit ve aksonlarda bulunan, serbest hücreler ve bitki hücrelerinde hücrenin çevresine doğru yerleşmiş demetler oluşturan proteinler.

Periferik proteinler : Hücre zarının iç ve dış yüzüne hidrojen bağları veya elektrostatik güçlerle bağlanmış proteinler.

Plazma proteinleri : Kan plazmasında bulunan proteinler. Kan plazmasında bulunan, genellikle albumin, globulin ve fibrinojen gibi proteinlere verilen ad.

Proteinlerin denatürasyonu : Genelde yüksek ısı işlemine tabi tutulmuş protein kaynaklarında geri dönüşümü olmayan değişikliklerin meydana gelmesi.

Protozoon proteinleri : Herhangi bir tür protozoonda bulunan proteinler.

Taşıyıcı proteinler : Kolaylaştırılmış difüzyon ya da aktif taşıma ile hücre zarından içeri ve dışarı taşınacak moleküllere bağlanan ve hücre zarında yer alan herhangi bir protein.

Türev proteinler : Fiziksel veya kimyasal olaylar sonucu basit veya bileşik proteinlerden türemiş, denatüre ve koagüle proteinler.

Zar taşıma proteinleri : Zarın geçirgen olmadığı molekülleri zar boyunca taşıyıp geçiren permeazlar gibi özel protein molekülleri. Zarın geçiremediği molekülleri zar boyunca taşıyıp geçiren permeazlar gibi özel protein molekülleri.

Standart amino asit : Proteinlerin yapısında yer alan amino asit, normal amino asit.

Amino asit dizisi : Bir proteinde veya peptit zincirinde amino asitlerin peş peşe hat şeklinde (lineer) dizilişi. Bu diziliş her proteine özgü olan primer yapıdır. Bu yapıdan sekonder, tersiyer ve kuaterner protein yapıları gelişir. Bir proteinde veya peptit zincirinde amino asitlerin arka arkaya hat biçiminde dizilişi ve her proteine özgü olan birincil yapı. Bu yapıdan ikincil, üçüncül ve dördüncül protein yapıları gelişir.

Nükleik asitler : Nükleotit denen ve pürin ya da pirimidin bazlarının biri, riboz ya da deoksiriboz şekerinden biri ve bir fosforik asitten oluşan birimlerin tekrarlanması ile meydana gelen ve çekirdekte ve sitoplâzmada bulunan asitler. DNA, RNA. Bütün canlı hücrelerde, özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan DNA ve RNA gibi asitler.

Diğer dillerde Proteinler anlamı nedir?

İngilizce'de Proteinler ne demek ? : proteins