Geriatric türkçesi Geriatric nedir

  • Yaşlıların sağlığı ile ilgili.
  • Geriatrik.
  • Jeriyatrik.
  • İhtiyarların sıhhi durumu ile ilgili.
  • Yaşlı.
  • İhtiyarlığa ait.
  • İhtiyar.

Geriatric ingilizcede ne demek, Geriatric nerede nasıl kullanılır?

Geriatric anaesthesia : Yaşlı hayvanlara uygulanan ve hastanın genel durumu da dikkate alınarak genelde normalden daha düşük dozların uygulandığı anestezi yöntemi. Geriatrik anestezi.

Geriatric care : Geriatrik bakım. Yaşlı insanlar tedavisi.

Geriatric center : Yaşlı insanlar için olan tıbbi merkez. Geriatri merkezi.

Geriatric hospital : Yaşlı insanlar tedavisinde uzman olan hastane. Geriatri hastanesi.

Geriatric nursing : Geriatrik bakım. Yaşlı insanlar tedavisi ve bakımı.

Geriatric patient : Geriatrik hasta. Yaşlı hasta.

Algeria independence war : Cezayir bağımsızlık savaşı.

Geriatrics vestibular syndrome : Yaşlılık vestibüler sendromu. Köpeklerin idiopatik vestibüler sendromu.

Geriartric : Geriatri. Yaşlanma.

Geriatrist : Geriatri uzmanı olan kimse. Geriyatrist.

İngilizce Geriatric Türkçe anlamı, Geriatric eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Geriatric ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Antiquated : Antika olmuş. Eskimiş. Köhne. Çağdışı. Eski. Köhneleştirilmiş. Demode. Antika. Yaşı ilerlemiş.

 

Old : Deneyimli. Önceki. Pişkin. Eski zamanlar. Köhne. Eski. İhtiyarlamak. ...yaşında.

Gerontological : Yaşlılıkla ilgili bilimsel çalışmayla ve yaşlı insanların sorunlarıyla ilgili olan. İhtiyarlıkla ilgili. Gerontoloiye ait veya ilgili. Yaşlılıkla ilgili.

Oldster : Yaşlı adam. Kelli felli.

Geriatrics : Yaşlılık hekimliği. Geriatri. Geriyatri. İhtiyarlarla ilgili tıp ihtisası. Jeriyatri. Yaşlılık hastalıkları bilimi. Yaşlılık bilimi.

Aged : Yıllanmış. Kocamış. Yaşlandırılmış. Yaşlanmış. Kartaloz. Çok yaşlı. (içki) yıllanmış. Kart. Kartaloş.

Gaffer : Yaşlı adam. Dede. Moruk. Şef. Patron. Ustabaşı. Müdür. Saka. Pinpon.

Oldies : Eski şey. Bayat espri. Aile. Soğuk espri.

Old timer : Eski eleman. Yaşlı adam. Kıdemli kimse. Eski. Kıdemli. Demirbaş.

Advanced in years : Çok bilgili. Yaşı biraz geçkince. Görmüş geçirmiş. Yaşlıca. Yaşayıp görmüş. Yaşlı veya yaşlanmış. Yaşını başını almış.

Geriatric synonyms : elder, gerontic, freewill, gaffers, gerry, oldie, old man, freedom, older man, anile, hoar, geezer, old woman, elderly, in years, doddered.