Agedness türkçesi Agedness nedir

Agedness ingilizcede ne demek, Agedness nerede nasıl kullanılır?

Aged alloy : Yaşlandırılmış alaşım.

Aged layer : Yumurta verimini tamamlamış, et için kesilen veya doğrudan tavuk kesimhanesinde rendering işlemine tutulan yumurtacı yaşlı tavuk. Çıkma tavuk.

Aged one : Bir yaşında.

Aged prematurely : Erken yaşlanmış. Zamanından önce büyümüş.

Fattening aged animals : Genç hayvanların aksine, sadece yağ birikimi yapan hayvanların besisi olup her bir kilogram canlı ağırlık artışı için daha fazla sindirilebilir besin maddeleri gerektiren ve günümüzde az uygulanan bir besi yöntemi, aşırı yağlandırma. Yağ besisi.

The aged : Kartaloz. Yaşlandırılmış. Yıllanmış. Kocamış. Kartaloş. Yaşlı. Yaşlanmış. İhtiyar. (içki) yıllanmış. Kart.

Assuaged : Yatıştırmak. Hafifletmek. Dindirmek. Bastırmak. Dindirilmiş.

Middle aged : Orta yaşlı.

Aged : Yaşlı. Kocamış. Kartaloz. Yaşlanmış. Yaşlandırılmış. Çok yaşlı. Yaşında. Kart. Yıllanmış. İhtiyar.

Advantaged : Ayrıcalıklı. Avantaj verilmiş. Menfaatlerle kutsanmış.

İngilizce Agedness Türkçe anlamı, Agedness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agedness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Archaism : Eskiye bağlılık, artık kullanılıştan düşmüş olan eski kelimeleri veya kelimelerin eski biçimlerini kullanma; kalıntı kelimeleri kullanma. bk. ve krş. eskilik, eski kelime. Eskicilik. Eski söz. Eskiden kalma; yazı ve konuşma dilinde artık kullanılıştan düşmüş olan, dilin daha eski veya tarihi devirlerine ait kelime, deyim ve şekiller: adaklı «sözlü», ağu «ağı, zehir»; demiri «demir rengi», patlıcani «patlıcan rengi», portakali «portalak rengi», gendüzi «kendisi», gözgü «ayna», ıldız «yıldız», ogrı «hırsız», urmak «vurmak», sayrı «hasta», akıl kulağına okumak «aklına getirmek, hatırına düşürmek» vb. ayrıca bk. eski kelime.

Slipshodness : Pasaklılık. Dikkatsizlik. Islaklık. Çamurluluk. Bakımsızlık.

Senilities : Yaşlılıktan kaynaklanan beden ve bilinç zayıflığı. Yaşlılık zafiyeti. Bunama. Dermansızlık. İkinci çocukluk. İhtiyarlık. Güçsüzlük. Senilite. Bunaklık.

Evening of life : Ömrün sonbaharı.

Card holder : Üye. Abone. Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Kart sahibi. Kart hamili.

Old age : Kocalık. Yaşlılık dönemi. Sosyal güvenceler anlamında güvencelinin belirli bir yaşa gelmesi ya da geçmiş sayılması ve belirli bir süre güvenceliliğinin süregelmiş olması, belirli bir süre kesenek ödemiş olması durumu. İhtiyarlık.

Mustiness : Küflülük. Köhnelik.

Hoariness : Ak saçlılık.

Cardholder : Bir karta (kredi karı gibi) sahip olan kimse. Kart yuvası. Kart sahibi. Üye. Abone. Kartvizitlik.

Shabbiness : Süflilik. Alçaklık. Adilik. Eski püskülük. Pejmürdelik. Kılıksızlık.

 

Agedness synonyms : age, seniority, ancientness, elderliness, senility, antiquity, standings, card cabinet, antiqueness, hoar, seniles, cardholders, senile, oldness, antique, seniorities, senescence, datedness.

Agedness zıt anlamlı kelimeler, Agedness kelime anlamı

Agedness antonyms : youngness.

Agedness ingilizce tanımı, definition of Agedness

Agedness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Oldness. The quality of being aged.